# Mücadele Suresi سورة المجادلة

> Mücadele Suresi Arapça metni, Türkçe okunuşu ve meali, ayet ayet. Medine'de inen Mücâdele suresi 22 ayettir. Zıhâr uygulamasına dair hükmü açıklar; gizli…

Kaynak: https://yasin.suresi.gen.tr/mucadele-suresi/  
Son güncelleme: 2026-10-15T23:47:59+03:00

58. sure · Cüz 28

22 ayet · Medenî · İniş sırası: 105

Medine'de inen Mücâdele suresi 22 ayettir. Zıhâr uygulamasına dair hükmü açıklar; gizli toplantılar, meclis adabı ve münafıklarla ilişkiler konusunda müminlere yol gösterir.

## Mücadele Suresi Arapça, okunuşu ve meali

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ  
Bismillahir rahmanir rahim.  
Bismillâhirrahmânirrahîm

**1.** قَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّت۪ي تُجَادِلُكَ ف۪ي زَوْجِهَا وَتَشْتَك۪ٓي اِلَى اللّٰهِۗ وَاللّٰهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ ﴿١﴾  
Okunuşu: Kad semiallahu kavlelleti tucadiluke fi zevciha ve teşteki ilallahi vallahu yesmeu tehavurekuma, innellahe semi'un basir.  
Meali: Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah, sizin konuşmanızı işitir. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir; hakkıyla görendir.

**2.** اَلَّذ۪ينَ يُظَاهِرُونَ مِنْكُمْ مِنْ نِسَٓائِهِمْ مَا هُنَّ اُمَّهَاتِهِمْۜ اِنْ اُمَّهَاتُهُمْ اِلَّا الّٰٓئ۪ وَلَدْنَهُمْۜ وَاِنَّهُمْ لَيَقُولُونَ مُنْكَراً مِنَ الْقَوْلِ وَزُوراًۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ ﴿٢﴾  
Okunuşu: Ellezine yuzahirune minkum min nisaihim ma hunne ummehatihim, in ummehatuhum illellai velednehum, ve innehum le yekulune munkeren minel kavli ve zura, ve innellahe le afuvvun gafur.  
Meali: İçinizden zıhâr yapanların kadınları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar çirkin bir laf ve yalan söylüyorlar. Kuşkusuz Allah, affedicidir, bağışlayıcıdır.

**3.** وَالَّذ۪ينَ يُظَاهِرُونَ مِنْ نِسَٓائِهِمْ ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا قَالُوا فَـتَحْر۪يرُ رَقَـبَةٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَٓاسَّاۜ ذٰلِكُمْ تُوعَظُونَ بِه۪ۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ ﴿٣﴾  
Okunuşu: Vellezine yuzahirune min nisaihim summe yeudune li ma kalu fe tahriru rekabetin min kabli en yetemassa, zalikum tuazune bih, vallahu bi ma ta'melune habir.  
Meali: Kadınlardan zıhâr ile ayrılmak isteyip de sonra söylediklerinden dönenlerin karılarıyla temas etmeden önce bir köleyi hürriyete kavuşturmaları gerekir. Size öğütlenen budur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdar olandır.

**4.** فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَٓاسَّاۚ فَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَاِطْعَامُ سِتّ۪ينَ مِسْك۪يناًۜ ذٰلِكَ لِتُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ اَل۪يمٌ ﴿٤﴾  
Okunuşu: Fe men lem yecid fe siyamu şehreyni mutetabiayni min kabli en yetemassa, fe men lem yestetı' fe ıt'amu sittine miskina, zalike li tu'minu billahi ve resulih, ve tilke hududullah, ve lil kafirine azabun elim.  
Meali: (Buna imkân) bulamayan kimse, hanımıyla temas etmeden önce ardarda iki ay oruç tutar. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurur. Bu (hafifletme), Allah'a ve Rasûlüne inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah'ın hükümleridir. Kâfirler için acı bir azap vardır.

**5.** اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحَٓادُّونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ كُبِتُوا كَمَا كُبِتَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَقَدْ اَنْزَلْـنَٓا اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ مُه۪ينٌۚ ﴿٥﴾  
Okunuşu: İnnelleziyne yuhadunellahe ve resulehu kubitu kema kubitellezine min kablihim ve kad enzelna ayatin beyyinat, ve lil kafirine azabun muhin.  
Meali: Allah'a ve Rasûlüne karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Biz apaçık âyetler indirmişizdir. Kâfirler için küçük düşürücü bir azap vardır.

**6.** يَوْمَ يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ جَم۪يعاً فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ اَحْصٰيهُ اللّٰهُ وَنَسُوهُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ۟ ﴿٦﴾  
Okunuşu: Yevme yeb'asu humullahu cemian fe yunebbiuhum bi ma amilu, ahsahullahu ve nesuh, vallahu ala kulli şey'in şehid.  
Meali: O gün Allah onların hepsini diriltecek ve yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah onları bir bir saymıştır. Onlar ise unutmuşlardır. Allah her şeye şahittir.

**7.** اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَا يَكُونُ مِنْ نَجْوٰى ثَلٰثَةٍ اِلَّا هُوَ رَابِعُهُمْ وَلَا خَمْسَةٍ اِلَّا هُوَ سَادِسُهُمْ وَلَٓا اَدْنٰى مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْثَرَ اِلَّا هُوَ مَعَهُمْ اَيْنَ مَا كَانُواۚ ثُمَّ يُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُوا يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ ﴿٧﴾  
Okunuşu: E lem tere ennellahe ya'lemu ma fis semavati ve ma fil ard, ma yekunu min necva selasetin illa huve rabiuhum ve la hamsetin illa huve sadisuhum ve la edna min zalike ve la eksere illa huve me'ahum eyne ma kanu, summe yunebbiuhum bi ma amilu yevmel kıyameh, innellahe bi kulli şey'in alim.  
Meali: Göklerde ve yerde olanları Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüsü mutlaka O'dur. Beş kişinin gizli konuştuğu yerde altıncısı mutlaka O’dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü onlara yaptıklarını haber verecektir. Doğrusu Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

**8.** اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ نُهُوا عَنِ النَّجْوٰى ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا نُهُوا عَنْهُ وَيَتَنَاجَوْنَ بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَمَعْصِيَتِ الرَّسُولِۘ وَاِذَا جَٓاؤُ۫كَ حَيَّوْكَ بِمَا لَمْ يُحَيِّكَ بِهِ اللّٰهُۙ وَيَقُولُونَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ لَوْلَا يُعَذِّبُنَا اللّٰهُ بِمَا نَقُولُۜ حَسْبُهُمْ جَهَنَّمُۚ يَصْلَوْنَهَاۚ فَبِئْسَ الْمَص۪يرُ ﴿٨﴾  
Okunuşu: E lem tere ilellezine nuhu aninnecva summe yeudune li ma nuhu anhu ve yetenacevne bil ismi vel udvani ve ma'siyetir resul, ve iza cauke hayyevke bi ma lem yuhayyike bihillahu, ve yekulune fi enfusihim lev la yuazzibunallahu bi ma nekul, hasbuhum cehennem, yaslevneha, febi'sel masir.  
Meali: Gizli konuşmaktan menedildikten sonra yine o yasaklananı yapmaya kalkışarak günah, düşmanlık ve Peygamber'e karşı gelmek hususunda gizlice konuşanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni, Allah'ın selamlamadığı bir şekilde selamlıyorlar. Kendi içlerinden de: "Bu söylediklerimiz yüzünden Allah’ın bize azap etmesi gerekmez miydi?" derler. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir. Ne kötü dönüş yeridir orası!

**9.** يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا تَنَاجَيْتُمْ فَلَا تَتَنَاجَوْا بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَمَعْصِيَتِ الرَّسُولِ وَتَنَاجَوْا بِالْبِرِّ وَالتَّقْوٰىۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّـذ۪ٓي اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ ﴿٩﴾  
Okunuşu: Ya eyyuhellezine amenu iza tenaceytum fe la tetenacev bil ismi vel udvani ve ma'siyetir resuli ve tenacev bil birri vet takva, vettekullahellezi ileyhi tuhşerun.  
Meali: Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız zaman günahı, düşmanlığı ve Peygamber'e karşı gelmeyi fısıldamayın. İyilik ve takvâyı konuşun. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.

**10.** اِنَّمَا النَّجْوٰى مِنَ الشَّيْطَانِ لِيَحْزُنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَيْسَ بِضَٓارِّهِمْ شَيْـٔاً اِلَّا بِـاِذْنِ اللّٰهِۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ ﴿١٠﴾  
Okunuşu: İnne men necva mineş şeytani li yahzunellezine amenu ve leyse bi darrihim şey'en illa bi iznillah, ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun.  
Meali: Gizli konuşmalar şeytandandır. Bu, iman edenleri üzmek içindir. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, müminlere hiçbir zarar veremez. Müminler Allah'a dayanıp güvensinler.

**11.** يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا ق۪يلَ لَكُمْ تَفَسَّحُوا فِي الْمَجَالِسِ فَافْسَحُوا يَفْسَحِ اللّٰهُ لَكُمْۚ وَاِذَا ق۪يلَ انْشُزُوا فَانْشُزُوا يَرْفَعِ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْۙ وَالَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ دَرَجَاتٍۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ ﴿١١﴾  
Okunuşu: Ya eyyuhellezine amenu iza kile lekum tefessehu fil mecalisi fefsehu yefsehıllahu lekum, ve iza kilenşuzu fenşuzu yerfeillahullezine amenu minkum vellezine utul ilme derecat, vallahu bi ma ta'melune habir.  
Meali: Ey iman edenler! Size «Meclislerde yer açın» denilince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size «Kalkın» denilince de kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

**12.** يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نَاجَيْتُمُ الرَّسُولَ فَقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوٰيكُمْ صَدَقَةًۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ لَـكُمْ وَاَطْهَرُۜ فَاِنْ لَمْ تَجِدُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ ﴿١٢﴾  
Okunuşu: Ya eyyuhellezine amenu iza naceytumur resule fe kaddimu beyne yedey necvakum sadakah, zalike hayrun lekum ve athar, fe in lem tecidu fe innellahe gafurun rahim.  
Meali: Ey iman edenler! Peygamber ile gizli bir şey konuşacağınız zaman bu konuşmanızdan önce bir sadaka veriniz. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet bir şey bulamazsanız, bilin ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

**13.** ءَاَشْفَقْتُمْ اَنْ تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوٰيكُمْ صَدَقَاتٍۜ فَاِذْ لَمْ تَفْعَلُوا وَتَابَ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ۟ ﴿١٣﴾  
Okunuşu: E eşfaktum en tukaddimu beyne yedey necvakum sadekat, fe iz lem tef'alu ve taballahu aleykum, fe ekimus salate ve atuz zekate ve etiullahe ve resuleh, vallahu habirun bi ma ta'melun.  
Meali: Gizli bir şey konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekâtı verin Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

**14.** اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ تَوَلَّوْا قَوْماً غَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۜ مَا هُمْ مِنْكُمْ وَلَا مِنْهُمْۙ وَيَحْلِفُونَ عَلَى الْـكَذِبِ وَهُمْ يَعْلَمُونَ ﴿١٤﴾  
Okunuşu: E lem tere ilellezine tevellev kavmen gadıballahu aleyhim, ma hum minkum ve la minhum ve yahlifune alel kezibi ve hum ya'lemun.  
Meali: Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.

**15.** اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ عَذَاباً شَد۪يداًۜ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ﴿١٥﴾  
Okunuşu: E addallahu lehum azaben şedida, innehum sae ma kanu ya'melun.  
Meali: Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey çok kötüdür!

**16.** اِتَّخَذُٓوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ فَلَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ ﴿١٦﴾  
Okunuşu: İttehazu eymanehum cunneten fe saddu an sebilillahi fe lehum azabun muhin.  
Meali: Onlar yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yolundan alıkoydular. Bu yüzden onlara küçük düşürücü bir azap vardır.

**17.** لَنْ تُغْنِيَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـٔاًۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ ﴿١٧﴾  
Okunuşu: Len tugniye anhum emvaluhum ve la evladuhum min allahi şey'a, ulaike ashabun nar, hum fiha halidun.  
Meali: Onların malları da oğulları da Allah'a karşı kendilerine bir fayda vermez. Onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalacaklardır.

**18.** يَوْمَ يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ جَم۪يعاً فَيَحْلِفُونَ لَهُ كَمَا يَحْلِفُونَ لَكُمْ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ عَلٰى شَيْءٍۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْكَاذِبُونَ ﴿١٨﴾  
Okunuşu: Yevme yeb'asuhumullahu cemian fe yahlifune lehu kema yahlifune lekum ve yahsebune ennehum ala şey'in, e la innehum humul kazibun.  
Meali: O gün Allah onların hepsini yeniden diriltecek, onlar da dünyada size yemin ettikleri gibi, O'na yemin edeceklerdir. Kendilerinin bir şey (hakikat) üzerinde olduklarını sanırlar. İyi bilin ki onlar gerçekten yalancıdırlar.

**19.** اِسْتَحْوَذَ عَلَيْهِمُ الشَّيْطَانُ فَاَنْسٰيهُمْ ذِكْرَ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ حِزْبُ الشَّيْطَانِۜ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ الشَّيْطَانِ هُمُ الْخَاسِرُونَ ﴿١٩﴾  
Okunuşu: İstahveze aleyhimuş şeytanu fe ensahum zikrallah, ulaike hizbuş şeytan, ela inne hizbeşşeytani humul hasirun.  
Meali: Şeytan onları etkisi altına aldı da kendilerine Allah'ı anmayı unutturdu. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdır. İyi bilin ki şeytanın yandaşları hep kayıptadırlar.

**20.** اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحَٓادُّونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اُو۬لٰٓئِكَ فِي الْاَذَلّ۪ينَ ﴿٢٠﴾  
Okunuşu: İnnellezine yuhaddunallahe ve resulehu ulaike fil ezellin.  
Meali: Allah'a ve Peygamberine düşman olanlar, işte onlar en aşağıların arasındadırlar.

**21.** كَتَبَ اللّٰهُ لَاَغْلِبَنَّ اَنَا۬ وَرُسُل۪يۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ عَز۪يزٌ ﴿٢١﴾  
Okunuşu: Keteballahu le aglibenne ene ve rusuli, innallahe kaviyyun aziz.  
Meali: Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir.

**22.** لَا تَجِدُ قَوْماً يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ يُوَٓادُّونَ مَنْ حَٓادَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ اَوْ اَبْنَٓاءَهُمْ اَوْ اِخْوَانَهُمْ اَوْ عَش۪يرَتَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ كَتَبَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْا۪يمَانَ وَاَيَّدَهُمْ بِرُوحٍ مِنْهُۜ وَيُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ حِزْبُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْمُفْلِحُونَ ﴿٢٢﴾  
Okunuşu: La tecidu kavmen yu'munune billahi vel yevmil ahiri yuvaddune men haddallahe ve resulehu ve lev kanu abaehum ve ebnaehum ve ihvanehum ev aşiretehum, ulaike ketebe fi kulubihimul imane ve eyyedehum bi ruhin minh, ve yudhıluhum cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha, radıyallahu anhum ve radu anh, ulaike hizbullah, e la inne hizbullahi humul muflihun.  
Meali: Allah'a ve ahiret gününe inanan bir toplumun babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları da olsa Allah’a ve Rasûlüne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin. İşte onların kalbine Allah, iman yazmış ve katından bir ruh ile onları desteklemiştir. Onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokacak. Orada ebedî kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar, Allah’ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, kurtuluşa erecekler de sadece Allah'ın tarafında olanlardır.

## Sure hakkında

Sure adını, ilk ayette geçen ve kocası hakkında Hz. Peygamber'le tartışıp derdini Allah'a arz eden kadını anlatan "tücâdilüke" (seninle tartışıyordu) fiilinden alır. Bu sebeple "Mücâdele" (tartışma) ya da "Mücâdile" (tartışan kadın) şeklinde anılır; ilk kelimelerinden dolayı "Kad semia" adı da verilmiştir.

Sure Medine'de inmiştir ve 22 ayettir. Mushafta 58. sırada bulunur ve 28. cüz bu sureyle başlar; iniş sırasına göre 105. suredir. Kaynaklarda adı genellikle Havle bint Sa'lebe olarak geçen bu kadının şikâyeti üzerine inen ilk ayetler, cahiliye döneminde evliliği sona erdiren bir söz sayılan zıhârın hükmünü açıklamıştır.

### Nüzulü

Sure, Medine döneminde inmiştir. Kaynaklarda nakledildiğine göre Evs b. Sâmit, eşi Havle'ye öfkeyle "Sen bana annemin sırtı gibisin" diyerek cahiliye dönemindeki zıhâr uygulamasını yapmıştı. Bu söz, o dönemde evliliği sona erdiren ağır bir söz olarak görülüyordu. Havle, Hz. Peygamber'e gelerek durumunu anlatmış, çocuklarını ve ailesini düşünerek bir çözüm istemiş ve derdini Allah'a arz etmiştir. Bunun üzerine surenin ilk ayetleri inmiştir.

Buhârî'nin senedini zikretmeden, Nesâî ve İbn Mâce'nin ise senediyle naklettiği bir rivayette Hz. Âişe şöyle demiştir: "İşitmesi bütün sesleri kuşatan Allah'a hamdolsun. O kadın gelip Hz. Peygamber'le konuşuyordu; ben evin bir köşesinde olduğum hâlde sözlerini duyamıyordum."

### Konusu

Sure, kocası hakkında Hz. Peygamber'le tartışan ve Allah'a yakaran kadının sözlerini Allah'ın işittiğini bildirerek başlar. Eşlerine zıhâr yapanların sözlerinin çirkin ve asılsız olduğu, eşlerin onların anneleri olmadığı belirtilir. Zıhârın kefareti olarak bir köle azat etmek, buna gücü yetmeyenin iki ay art arda oruç tutması, bunu da yapamayanın altmış yoksulu doyurması hükme bağlanır.

Ardından Allah'ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiği, üç kişinin gizlice konuştuğu her yerde dördüncülerinin Allah olduğu hatırlatılır. Günah, düşmanlık ve Peygamber'e karşı gelmek için gizli konuşmalar yasaklanır; iyilik ve takva üzerine konuşulması öğütlenir. Meclislerde yer açılması emredilir ve Allah'ın iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükselteceği bildirilir. Hz. Peygamber ile özel görüşmeden önce sadaka verilmesi emri ve ardından gelen kolaylık anlatılır. Münafıkların yeminlerini kalkan edindikleri ortaya konur. Sure, Allah'a ve âhiret gününe iman edenlerin, Allah'a ve Resûlü'ne düşmanlık edenlerle yakınları bile olsa sevgi bağı kurmadığını, Allah'ın onlardan razı olduğunu ve onların da O'ndan razı olduklarını bildirerek sona erer.

### Fazileti

Sure bilgileri Yasin Suresi uygulaması için hazırlanmıştır.

- [Önceki sure 57. Hadid Suresi](https://yasin.suresi.gen.tr/hadid-suresi/)
- [Sonraki sure 59. Haşr Suresi](https://yasin.suresi.gen.tr/hasr-suresi/)
