# Naziat Suresi سورة النازعات

> Naziat Suresi Arapça metni, Türkçe okunuşu ve meali, ayet ayet. Mekke'de inen 46 ayetlik Nâziât suresi, kıyametin sarsıcı gerçekliğini anlatır; Hz. Mûsâ ile…

Kaynak: https://yasin.suresi.gen.tr/naziat-suresi/  
Son güncelleme: 2026-10-15T23:47:59+03:00

79. sure · Cüz 30

46 ayet · Mekkî · İniş sırası: 81

Mekke'de inen 46 ayetlik Nâziât suresi, kıyametin sarsıcı gerçekliğini anlatır; Hz. Mûsâ ile Firavun kıssasını ibret olarak sunar ve Rabbinin huzurunda durmaktan korkup nefsini kötü arzulardan alıkoyanlara cenneti müjdeler.

## Naziat Suresi Arapça, okunuşu ve meali

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ  
Bismillahir rahmanir rahim.  
Bismillâhirrahmânirrahîm

**1.** وَالنَّازِعَاتِ غَرْقاًۙ ﴿١﴾  
Okunuşu: Ven naziati garka.  
Meali: Söküp çıkaranlara , andolsun;

**2.** وَالنَّاشِطَاتِ نَشْطاًۙ ﴿٢﴾  
Okunuşu: Ven naşitati neşta.  
Meali: yavaşça çekenlere , andolsun;

**3.** وَالسَّابِحَاتِ سَبْحاًۙ ﴿٣﴾  
Okunuşu: Ves sabihati sebha.  
Meali: yüzdükçe yüzenlere , andolsun;

**4.** فَالسَّابِقَاتِ سَبْقاًۙ ﴿٤﴾  
Okunuşu: Fes sabikati sebka.  
Meali: yarıştıkça yarışanlara , andolsun;

**5.** فَالْمُدَبِّرَاتِ اَمْراًۢ ﴿٥﴾  
Okunuşu: Fel mudebbirati emra.  
Meali: iş düzenleyenlere , andolsun;

**6.** يَوْمَ تَرْجُفُ الرَّاجِفَةُۙ ﴿٦﴾  
Okunuşu: Yevme tercufur racifeh.  
Meali: Birinci üflemenin (kâinatı) sarstığı,

**7.** تَتْبَعُهَا الرَّادِفَةُۜ ﴿٧﴾  
Okunuşu: Tetbeuher radifeh.  
Meali: onu ikinci üflemenin takip ettiği gün,

**8.** قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌۙ ﴿٨﴾  
Okunuşu: Kulubun yevmeizin vacifeh.  
Meali: işte o gün yürekler kaygıdan oynar,

**9.** اَبْصَارُهَا خَاشِعَةٌۢ ﴿٩﴾  
Okunuşu: Ebsaruha haşiah.  
Meali: gözler yorgun düşer.

**10.** يَقُولُونَ ءَاِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِي الْحَافِرَةِۜ ﴿١٠﴾  
Okunuşu: Yekulune e inna le merdudune fil hafireh.  
Meali: «Öldükten sonra biz, (dünyadaki) ilk halimize mi döndürüleceğiz, derler.

**11.** ءَاِذَا كُنَّا عِظَاماً نَخِرَةًۜ ﴿١١﴾  
Okunuşu: E iza kunna izamen nahıreh.  
Meali: (Hem de) çürümüş kemikler olduktan sonra mı?»

**12.** قَالُوا تِلْكَ اِذاً كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۢ ﴿١٢﴾  
Okunuşu: Kalu tilke izen kerretun hasireh.  
Meali: «O zaman bu, ziyanlı bir dönüş olur» dediler.

**13.** فَاِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌۙ ﴿١٣﴾  
Okunuşu: Fe innema hiye zecretun vahıdeh.  
Meali: Bu dönüş, sadece bir seslenmeye bakar.

**14.** فَاِذَا هُمْ بِالسَّاهِرَةِۜ ﴿١٤﴾  
Okunuşu: Fe iza hum bis sahireh.  
Meali: Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.

**15.** هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ مُوسٰىۢ ﴿١٥﴾  
Okunuşu: Hel etake hadisu musa.  
Meali: (Habibim!) Sana Musa'nın haberi geldi mi?

**16.** اِذْ نَادٰيهُ رَبُّهُ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًىۚ ﴿١٦﴾  
Okunuşu: İz nadahu rabbuhu bil vadil mukaddesi tuva.  
Meali: Kutsal vadi Tuva'da Rabbi ona şöyle seslenmişti :

**17.** اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰىۘ ﴿١٧﴾  
Okunuşu: İzheb ila fir'avne innehu taga.  
Meali: Firavun'a git! Çünkü o çok azdı.

**18.** فَقُلْ هَلْ لَكَ اِلٰٓى اَنْ تَزَكّٰىۙ ﴿١٨﴾  
Okunuşu: Fe kul hel leke ila en tezekka.  
Meali: De ki: Arınmayı ister misin?

**19.** وَاَهْدِيَكَ اِلٰى رَبِّكَ فَتَخْشٰىۚ ﴿١٩﴾  
Okunuşu: Ve ehdiyeke ila rabbike fe tahşa.  
Meali: Seni Rabbimin yoluna iletmemi, böylece ondan korkarsın.

**20.** فَاَرٰيهُ الْاٰيَةَ الْـكُبْرٰىۘ ﴿٢٠﴾  
Okunuşu: Fe erahul ayetel kubra.  
Meali: Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.

**21.** فَـكَذَّبَ وَعَصٰىۘ ﴿٢١﴾  
Okunuşu: Fe kezzebe ve asa.  
Meali: (O ise) hemen yalanladı ve isyan etti.

**22.** ثُمَّ اَدْبَرَ يَسْعٰىۘ ﴿٢٢﴾  
Okunuşu: Summe edbere yes'a.  
Meali: Sonra (inkâr için) olanca çabasını göstererek sırtını döndü.

**23.** فَحَشَرَ فَنَادٰىۘ ﴿٢٣﴾  
Okunuşu: Fehaşere fe nada.  
Meali: Derhal (adamlarını) topladı ve (onlara) bağırdı:

**24.** فَقَالَ اَنَا۬ رَبُّكُمُ الْاَعْلٰىۘ ﴿٢٤﴾  
Okunuşu: Fe kale ene rabbukumul a'la.  
Meali: Ben, sizin en yüce Rabbinizim! dedi.

**25.** فَاَخَذَهُ اللّٰهُ نَكَالَ الْاٰخِرَةِ وَالْاُو۫لٰىۜ ﴿٢٥﴾  
Okunuşu: Fe ehazehullahu nekalel ahıreti vel ula.  
Meali: Allah onu, (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.

**26.** اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِمَنْ يَخْشٰىۜ۟ ﴿٢٦﴾  
Okunuşu: İnne fi zalike le ıbreten li men yahşa.  
Meali: Elbette bunda, korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.

**27.** ءَاَنْتُمْ اَشَدُّ خَلْقاً اَمِ السَّمَٓاءُۜ بَنٰيهَا۠ ﴿٢٧﴾  
Okunuşu: E entum eşeddu halkan emis sema', benaha.  
Meali: Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti,

**28.** رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوّٰيهَاۙ ﴿٢٨﴾  
Okunuşu: Refea semkeha fe sevvaha.  
Meali: onu yükseltip düzene koydu.

**29.** وَاَغْطَشَ لَيْلَهَا وَاَخْرَجَ ضُحٰيهَاۖ ﴿٢٩﴾  
Okunuşu: Ve agtaşe leyleha ve ahrece duhaha.  
Meali: Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.

**30.** وَالْاَرْضَ بَعْدَ ذٰلِكَ دَحٰيهَاۜ ﴿٣٠﴾  
Okunuşu: Vel arda ba'de zalike dehaha.  
Meali: Ondan sonra da yeryüzünü yayıp döşedi.

**31.** اَخْرَجَ مِنْهَا مَٓاءَهَا وَمَرْعٰيهَاۖ ﴿٣١﴾  
Okunuşu: Ahrece minha maeha ve mer'aha.  
Meali: Yerden suyunu ve otlağını çıkardı

**32.** وَالْجِبَالَ اَرْسٰيهَاۙ ﴿٣٢﴾  
Okunuşu: Vel cibale ersaha.  
Meali: ve dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

**33.** مَتَاعاً لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ ﴿٣٣﴾  
Okunuşu: Metaan lekum ve li en amikum.  
Meali: Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere,

**34.** فَاِذَا جَٓاءَتِ الطَّٓامَّةُ الْكُبْرٰىۘ ﴿٣٤﴾  
Okunuşu: Fe iza caetit tammetul kubra.  
Meali: her şeyi alt üst eden o büyük felâket geldiği vakit,

**35.** يَوْمَ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ مَا سَعٰىۙ ﴿٣٥﴾  
Okunuşu: Yevme yetezekkerul insanu ma sea.  
Meali: insanın yapıp ettiklerini hatırlayacağı gün

**36.** وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِمَنْ يَرٰى ﴿٣٦﴾  
Okunuşu: Ve burrizetil cahimu li men yera.  
Meali: ve görene cehennem açık bir şekilde gösterildiği zaman;

**37.** فَاَمَّا مَنْ طَغٰىۙ ﴿٣٧﴾  
Okunuşu: Fe emma men taga.  
Meali: azana

**38.** وَاٰثَرَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۙ ﴿٣٨﴾  
Okunuşu: Ve aserel hayated dunya.  
Meali: ve dünya hayatını ahirete tercih edene,

**39.** فَاِنَّ الْجَح۪يمَ هِيَ الْمَأْوٰىۜ ﴿٣٩﴾  
Okunuşu: Fe innel cahime hiyel me'va.  
Meali: şüphesiz cehennem tek barınaktır.

**40.** وَاَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوٰىۙ ﴿٤٠﴾  
Okunuşu: Ve emma men hafe makame rabbihi ve nehennefse anil heva.  
Meali: Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştıran için ise

**41.** فَاِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوٰىۜ ﴿٤١﴾  
Okunuşu: Fe innel cennete hiyel me'va.  
Meali: şüphesiz cennet yegâne barınaktır.

**42.** يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَيَّانَ مُرْسٰيهَاۜ ﴿٤٢﴾  
Okunuşu: Yes'eluneke anis saati eyyane mursaha.  
Meali: Sana kıyameti sorarlar: Gelip çatması ne zamandır? (derler.)

**43.** ف۪يمَ اَنْتَ مِنْ ذِكْرٰيهَاۜ ﴿٤٣﴾  
Okunuşu: Fime ente min zikraha.  
Meali: Sen onu nereden bilip bildireceksin!

**44.** اِلٰى رَبِّكَ مُنْتَهٰيهَاۜ ﴿٤٤﴾  
Okunuşu: İla rabbike muntehaha.  
Meali: O'nun nihaî ilmi yalnız Rabbine aittir.

**45.** اِنَّمَٓا اَنْتَ مُنْذِرُ مَنْ يَخْشٰيهَاۜ ﴿٤٥﴾  
Okunuşu: İnnema ente munziru men yahşaha.  
Meali: Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.

**46.** كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا عَشِيَّةً اَوْ ضُحٰيهَا ﴿٤٦﴾  
Okunuşu: Ke ennehum yevme yerevneha lem yelbesu illa aşiyyeten ev duhaha.  
Meali: Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.

## Sure hakkında

Sure, adını ilk ayette yemin edilen “en-nâziât” kelimesinden alır. Kelime “söküp çekip alanlar” anlamına gelir; müfessirlerin çoğunluğu bununla inkârcıların canlarını şiddetle alan meleklerin kastedildiğini söylemiştir.

Mekke'de inmiştir ve 46 ayettir. Mushaf sıralamasında 79., yaygın nüzul tertibine göre 81. suredir ve 30. cüzde yer alır.

Otuz dördüncü ayette kıyamet, “et-tâmmetü'l-kübrâ” (en büyük felaket) diye anılır. Kırkıncı ve kırk birinci ayetlerde ise Rabbinin huzurunda durmaktan korkup nefsini hevâsından alıkoyan kimsenin varacağı yerin cennet olduğu bildirilir; bu ayetler, nefis terbiyesi konusunda sıkça hatırlanan ayetlerdendir.

### Nüzulü

Sure, Mekke döneminde, müşriklerin “Çürümüş kemik haline geldikten sonra mı yeniden diriltileceğiz?” diyerek ahireti inkâr ettikleri ve Hz. Peygamber'e kıyametin ne zaman kopacağını sordukları bir ortamda indi.

Surenin nüzulüyle ilgili belirli bir olay nakledilmemektedir. Sure, inkârcıların bu sorularına cevap verirken kıyametin vaktinin yalnızca Allah'ın ilminde olduğunu, Hz. Peygamber'in görevinin ise ondan korkanları uyarmak olduğunu bildirir. Firavun kıssasının hatırlatılması da güç ve servetiyle büyüklenen Mekke ileri gelenlerine açık bir uyarı niteliği taşır.

### Konusu

Sure, canları söküp alan, yavaşça çekip çıkaran, yüzercesine süzülen, yarışarak öne geçen ve işleri düzenleyen varlıklara yemin ederek başlar. Yeri titreten sarsıntının ardından ikincisinin geleceği, o gün kalplerin çarpacağı ve gözlerin yere eğileceği bildirilir. İnkârcıların “Çürümüş kemik olduktan sonra mı?” sözüne, bunun yalnızca tek bir haykırış olduğu cevabı verilir.

Ardından Hz. Mûsâ'ya Tuvâ vadisinde seslenilmesi, onun Firavun'u arınmaya ve Rabbini tanımaya davet etmesi anlatılır. Firavun'un “Ben sizin en yüce rabbinizim” diyerek büyüklenmesi ve Allah'ın onu dünyada ve ahirette cezalandırması ibret olarak sunulur. Göğün yükseltilmesi, gece ile gündüzün düzenlenmesi, yerin döşenmesi ve dağların sabitlenmesi gibi deliller hatırlatılır.

En büyük felaket geldiğinde azgınlık edip dünya hayatını tercih edenin yerinin cehennem, nefsini kötü arzulardan alıkoyanın yerinin cennet olduğu bildirilir. Sure, kıyametin vaktini yalnızca Allah'ın bildiğini ve onu gördüklerinde dünyada bir akşam ya da bir kuşluk vakti kadar kaldıklarını sanacaklarını hatırlatarak sona erer.

### Fazileti

Sure bilgileri Yasin Suresi uygulaması için hazırlanmıştır.

- [Önceki sure 78. Nebe Suresi](https://yasin.suresi.gen.tr/nebe-suresi/)
- [Sonraki sure 80. Abese Suresi](https://yasin.suresi.gen.tr/abese-suresi/)
