# Tekvir Suresi سورة التكوير

> Tekvir Suresi Arapça metni, Türkçe okunuşu ve meali, ayet ayet. Mekke'de ilk inen surelerden olan 29 ayetlik Tekvîr suresi, kıyamet gününde kâinatta meydana…

Kaynak: https://yasin.suresi.gen.tr/tekvir-suresi/  
Son güncelleme: 2026-10-15T23:47:59+03:00

81. sure · Cüz 30

29 ayet · Mekkî · İniş sırası: 7

Mekke'de ilk inen surelerden olan 29 ayetlik Tekvîr suresi, kıyamet gününde kâinatta meydana gelecek büyük değişiklikleri tasvir eder ve Kur'an'ın Allah katından şerefli bir elçi aracılığıyla indirildiğini bildirir.

## Tekvir Suresi Arapça, okunuşu ve meali

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ  
Bismillahir rahmanir rahim.  
Bismillâhirrahmânirrahîm

**1.** اِذَا الشَّمْسُ كُـوِّرَتْۙۖ ﴿١﴾  
Okunuşu: İzeş şemsu kuvviret.  
Meali: Güneş katlanıp dürüldüğünde,

**2.** وَاِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْۙۖ ﴿٢﴾  
Okunuşu: Ve izen nucumun kederet.  
Meali: Yıldızlar (kararıp) döküldüğünde,

**3.** وَاِذَا الْجِبَالُ سُيِّرَتْۙۖ ﴿٣﴾  
Okunuşu: Ve izelcibalu suyyiret.  
Meali: Dağlar (sallanıp) yürütüldüğünde,

**4.** وَاِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْۙۖ ﴿٤﴾  
Okunuşu: Ve izel ışaru uttılet.  
Meali: Gebe develer salıverildiğinde,

**5.** وَاِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْۙۖ ﴿٥﴾  
Okunuşu: Ve izel vuhuşu huşiret.  
Meali: Vahşî hayvanlar toplanıp bir araya getirildiğinde,

**6.** وَاِذَا الْبِحَارُ سُجِّرَتْۙۖ ﴿٦﴾  
Okunuşu: Ve izel biharu succiret.  
Meali: Denizler kaynatıldığında,

**7.** وَاِذَا النُّفُوسُ زُوِّجَتْۙۖ ﴿٧﴾  
Okunuşu: Ve izen nufusu zuvvicet.  
Meali: Ruhlar (bedenlerle) birleştirildiğinde,

**8.** وَاِذَا الْمَوْءُ۫دَةُ سُئِلَتْۙ ﴿٨﴾  
Okunuşu: Ve izel mev'udetu suilet.  
Meali: Diri diri toprağa gömülen kıza, sorulduğunda,

**9.** بِاَيِّ ذَنْبٍ قُتِلَتْۚ ﴿٩﴾  
Okunuşu: Bi eyyi zenbin kutilet.  
Meali: hangi günah sebebiyle öldürüldüğü,

**10.** وَاِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْۙۖ ﴿١٠﴾  
Okunuşu: Ve izes suhufu nuşiret.  
Meali: (Amellerin yazılı olduğu) defterler açıldığında,

**11.** وَاِذَا السَّمَٓاءُ كُشِطَتْۙۖ ﴿١١﴾  
Okunuşu: Ve izes semau kuşitat.  
Meali: Gökyüzü sıyrılıp alındığında,

**12.** وَاِذَا الْجَح۪يمُ سُعِّرَتْۙۖ ﴿١٢﴾  
Okunuşu: Ve izel cahimu su'ıret.  
Meali: cehennem tutuşturulduğunda

**13.** وَاِذَا الْجَنَّةُ اُزْلِفَتْۙۖ ﴿١٣﴾  
Okunuşu: Ve izel cennetu uzlifet.  
Meali: ve cennet yaklaştırıldığında,

**14.** عَلِمَتْ نَفْسٌ مَٓا اَحْضَرَتْۜ ﴿١٤﴾  
Okunuşu: Alimet nefsün ma ahdaret.  
Meali: Kişi neler getirdiğini öğrenmiş olacaktır.

**15.** فَلَٓا اُقْسِمُ بِالْخُنَّسِۙ ﴿١٥﴾  
Okunuşu: Fe la uksimu bil hunnes.  
Meali: Hayır! (Gündüz) sinen,

**16.** اَلْجَوَارِ الْكُنَّسِۙ ﴿١٦﴾  
Okunuşu: El cevaril kunnes.  
Meali: akıp giden, etrafı aydınlatan yıldızlara andolsun,

**17.** وَالَّيْلِ اِذَا عَسْعَسَۙ ﴿١٧﴾  
Okunuşu: Vel leyli iza as'as.  
Meali: Kararmaya yüz tuttuğunda geceye andolsun,

**18.** وَالصُّبْحِ اِذَا تَنَفَّسَۙ ﴿١٨﴾  
Okunuşu: Ves subhı iza teneffes.  
Meali: Ağarmaya başladığında sabaha andolsun ki,

**19.** اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَر۪يمٍۙ ﴿١٩﴾  
Okunuşu: İnnehu le kavlu resulin kerim.  
Meali: itibarlı bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.

**20.** ذ۪ي قُوَّةٍ عِنْدَ ذِي الْعَرْشِ مَك۪ينٍۙ ﴿٢٠﴾  
Okunuşu: Zi kuvvetin ınde zil arşi mekin.  
Meali: O (Kur'an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş'ın sahibi (Allah'ın) katında

**21.** مُطَاعٍ ثَمَّ اَم۪ينٍۜ ﴿٢١﴾  
Okunuşu: Mutaın semme emin.  
Meali: O orada sayılan, güvenilen (elçi)'dir.

**22.** وَمَا صَاحِبُكُمْ بِمَجْنُونٍۚ ﴿٢٢﴾  
Okunuşu: Ve ma sahıbukum bi mecnun.  
Meali: Arkadaşınız (Muhammed) de mecnun değildir.

**23.** وَلَقَدْ رَاٰهُ بِالْاُفُقِ الْمُب۪ينِۚ ﴿٢٣﴾  
Okunuşu: Ve lekad reahu bil ufukıl mubin.  
Meali: Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.

**24.** وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَن۪ينٍۚ ﴿٢٤﴾  
Okunuşu: Ve ma huve alel gaybi bi danin.  
Meali: O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez.

**25.** وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَانٍ رَج۪يمٍۚ ﴿٢٥﴾  
Okunuşu: Ve ma huve bi kavli şeytanin recim.  
Meali: O lanetlenmiş şeytanın sözü de değildir.

**26.** فَاَيْنَ تَذْهَبُونَۜ ﴿٢٦﴾  
Okunuşu: Fe eyne tezhebun.  
Meali: Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz?

**27.** اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَۙ ﴿٢٧﴾  
Okunuşu: İn huve illa zikrun lil alemin.  
Meali: O, herkes için, bir öğüttür.

**28.** لِمَنْ شَٓاءَ مِنْكُمْ اَنْ يَسْتَق۪يمَ ﴿٢٨﴾  
Okunuşu: Li men şae minkum en yestekim.  
Meali: Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için.

**29.** وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ ﴿٢٩﴾  
Okunuşu: Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul alemin.  
Meali: Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.

## Sure hakkında

Sure, adını ilk ayetteki “küvvirat” fiilinin mastarı olan “tekvîr” kelimesinden alır: “Güneş dürülüp karardığında.” Tekvîr, bir şeyi sarıp dürmek, toplamak anlamına gelir. İlk ayetinden dolayı “İze'ş-şemsü küvvirat” suresi diye de anılır.

Mekke'de inmiştir ve 29 ayettir. Mushaf sıralamasında 81., yaygın nüzul tertibine göre 7. suredir ve 30. cüzde yer alır.

Surenin ilk on dört ayeti, arka arkaya sıralanan kıyamet sahneleriyle Kur'an'ın en etkileyici bölümlerinden biri kabul edilir. Diri diri toprağa gömülen kız çocuğuna hangi günah yüzünden öldürüldüğünün sorulacağını bildiren ayetler, Câhiliye döneminin bu zulmünü kınayan en bilinen ayetlerdir.

### Nüzulü

Sure, peygamberliğin ilk yıllarında, Mekke müşriklerinin kıyameti inkâr ettiği ve Hz. Peygamber'in getirdiği vahyi kâhin sözü ya da cinlerin telkini sayarak küçümsediği bir dönemde indi.

Surenin nüzulüyle ilgili belirli bir olay nakledilmemektedir. Sure, bir yandan kıyamet gününü bütün dehşetiyle tasvir ederek inkârcıları uyarırken, öte yandan vahyi getiren meleğin güvenilirliğini, Hz. Peygamber'in deli olmadığını ve o meleği apaçık ufukta gördüğünü bildirerek müşriklerin iftiralarına cevap verir. Kız çocuklarının diri diri gömülmesi gibi Câhiliye uygulamalarının hesabının sorulacağını bildirmesi de surenin indiği toplumsal ortamı yansıtır.

### Konusu

Sure, güneşin dürülüp karardığı, yıldızların döküldüğü, dağların yürütüldüğü, gebe develerin başıboş bırakıldığı, vahşi hayvanların toplandığı, denizlerin kaynatıldığı ve nefislerin eşleştirildiği günü tasvir ederek başlar. Diri diri gömülen kız çocuğuna hangi suçtan dolayı öldürüldüğünün sorulacağı, amel defterlerinin açılacağı, göğün yerinden sıyrılacağı, cehennemin alevlendirilip cennetin yaklaştırılacağı bildirilir. O gün her nefis ne hazırladığını bilecektir.

Ardından gizlenip yeniden görünen yıldızlara, kararan geceye ve ağaran sabaha yemin edilerek Kur'an'ın, Arş'ın sahibi katında itibarlı, güçlü ve güvenilir bir elçinin getirdiği söz olduğu bildirilir. Hz. Peygamber'in deli olmadığı, gaybı bildirmekte cimrilik etmediği ve Kur'an'ın kovulmuş şeytanın sözü olmadığı vurgulanır.

Sure, “Nereye gidiyorsunuz?” sorusunun ardından Kur'an'ın âlemler için bir öğüt olduğunu ve âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe dileyemeyeceklerini hatırlatarak sona erer.

### Fazileti

Tirmizî ve Ahmed b. Hanbel'in Abdullah b. Ömer'den naklettiği bir rivayete göre Hz. Peygamber, “Kıyamet gününe gözüyle görüyormuş gibi bakmak isteyen, İze'ş-şemsü küvvirat, İze's-semâü'n-fatarat ve İze's-semâü'n-şakkat surelerini okusun” buyurmuştur. Tirmizî bu hadisi “hasen garîb” olarak nitelemiştir.

Ayrıca Tirmizî'nin İbn Abbas'tan naklettiği bir rivayete göre Hz. Ebû Bekir, “Ey Allah'ın Resûlü, saçların ağardı” deyince Hz. Peygamber, “Beni Hûd, Vâkıa, Mürselât, Amme yetesâelûn ve İze'ş-şemsü küvvirat sureleri ihtiyarlattı” buyurmuştur. Tirmizî bu rivayeti “hasen garîb” olarak nitelemiştir. Hadis farklı senet ve lafızlarla nakledildiği için sıhhati hadis âlimleri arasında tartışılmış; bazıları senedindeki ihtilafa dikkat çekerek zayıf saymış, bazıları ise kabul etmiştir.

Sure bilgileri Yasin Suresi uygulaması için hazırlanmıştır.

- [Önceki sure 80. Abese Suresi](https://yasin.suresi.gen.tr/abese-suresi/)
- [Sonraki sure 82. İnfitar Suresi](https://yasin.suresi.gen.tr/infitar-suresi/)
