Esmâü'l-Hüsnâ: Allah'ın 99 İsmi ve Anlamları
Allah'ın 99 güzel ismi, Tirmizî'nin rivayetindeki sırayla: her ismin Arapçası, Türkçe okunuşu ve anlamı.
Allah'ın 99 İsmi: Arapçası, Okunuşu ve Anlamı
- 1
اللّٰهُ
Allah
Bütün güzel isimlerin sahibi, eşi ve benzeri olmayan, ibadete layık tek ilahın özel adı.
- 2
الرَّحْمٰنُ
er-Rahmân
Dünyada ayırt etmeden bütün yaratılmışlara merhamet eden.
- 3
الرَّحِيمُ
er-Rahîm
Ahirette müminlere rahmetiyle muamele eden, çok merhametli.
- 4
الْمَلِكُ
el-Melik
Bütün varlıkların gerçek sahibi ve hükümdarı.
- 5
الْقُدُّوسُ
el-Kuddûs
Her türlü eksiklikten ve kusurdan uzak, tertemiz.
- 6
السَّلَامُ
es-Selâm
Her türlü kusurdan uzak, kullarına esenlik veren.
- 7
الْمُؤْمِنُ
el-Mü'min
Güven veren, kalplere iman nuru veren.
- 8
الْمُهَيْمِنُ
el-Müheymin
Her şeyi gözetip koruyan.
- 9
الْعَزِيزُ
el-Azîz
İzzet sahibi, mağlup edilmesi imkânsız olan.
- 10
الْجَبَّارُ
el-Cebbâr
İradesini her durumda yürüten, kırılanı onarıp eksiği gideren.
- 11
الْمُتَكَبِّرُ
el-Mütekebbir
Büyüklükte eşi olmayan, büyüklüğü yalnız kendisine yakışan.
- 12
الْخَالِقُ
el-Hâlık
Her şeyi yoktan var eden.
- 13
الْبَارِئُ
el-Bâri'
Her şeyi kusursuz ve birbirine uygun yaratan.
- 14
الْمُصَوِّرُ
el-Musavvir
Her varlığa ayrı bir şekil ve suret veren.
- 15
الْغَفَّارُ
el-Gaffâr
Günahları çokça bağışlayan ve örten.
- 16
الْقَهَّارُ
el-Kahhâr
Her şeye galip gelen, karşısında hiçbir gücün duramadığı.
- 17
الْوَهَّابُ
el-Vehhâb
Hiçbir karşılık beklemeden nimetlerini bolca bağışlayan.
- 18
الرَّزَّاقُ
er-Rezzâk
Bütün canlıların rızkını veren.
- 19
الْفَتَّاحُ
el-Fettâh
Her türlü hayır kapısını açan, kulları arasında hükmeden.
- 20
الْعَلِيمُ
el-Alîm
Her şeyi en ince ayrıntısıyla bilen.
- 21
الْقَابِضُ
el-Kâbıd
Dilediğine rızkı daraltan, ruhları alan.
- 22
الْبَاسِطُ
el-Bâsıt
Dilediğine rızkı genişleten, gönüllere ferahlık veren.
- 23
الْخَافِضُ
el-Hâfıd
Hikmet ve adaletiyle dilediğini alçaltan.
- 24
الرَّافِعُ
er-Râfi'
Dilediğini yükselten.
- 25
الْمُعِزُّ
el-Muiz
Dilediğini aziz kılan, şeref veren.
- 26
الْمُذِلُّ
el-Müzil
Hikmet ve adaletiyle dilediğini zillete düşüren.
- 27
السَّمِيعُ
es-Semî'
Her şeyi işiten.
- 28
الْبَصِيرُ
el-Basîr
Her şeyi gören.
- 29
الْحَكَمُ
el-Hakem
Hakkı batıldan ayıran, son hükmü veren.
- 30
الْعَدْلُ
el-Adl
Mutlak adalet sahibi.
- 31
اللَّطِيفُ
el-Latîf
Her şeyin inceliğini bilen, kullarına lütufla davranan.
- 32
الْخَبِيرُ
el-Habîr
Gizli açık her şeyin iç yüzünü bilen.
- 33
الْحَلِيمُ
el-Halîm
Cezalandırmada acele etmeyen, yumuşak davranan.
- 34
الْعَظِيمُ
el-Azîm
Azamet sahibi, pek büyük.
- 35
الْغَفُورُ
el-Gafûr
Affı ve bağışlaması bol olan.
- 36
الشَّكُورُ
eş-Şekûr
Kulunun az amelini kabul edip ona bol karşılık veren.
- 37
الْعَلِيُّ
el-Alî
Yüceler yücesi.
- 38
الْكَبِيرُ
el-Kebîr
Her bakımdan büyük olan, büyüklüğü akla sığmayan.
- 39
الْحَفِيظُ
el-Hafîz
Her şeyi koruyup gözeten.
- 40
الْمُقِيتُ
el-Mukît
Her canlının gıdasını ve ihtiyacını veren.
- 41
الْحَسِيبُ
el-Hasîb
Herkesin hesabını gören, kullarına yeten.
- 42
الْجَلِيلُ
el-Celîl
Celal ve ululuk sahibi.
- 43
الْكَرِيمُ
el-Kerîm
Cömertliği sonsuz, ikramı bol olan.
- 44
الرَّقِيبُ
er-Rakîb
Her şeyi gözetleyen, her an kontrolünde tutan.
- 45
الْمُجِيبُ
el-Mücîb
Dualara karşılık veren.
- 46
الْوَاسِعُ
el-Vâsi'
İlmi, rahmeti ve kudreti her şeyi kuşatan, ihsanı geniş olan.
- 47
الْحَكِيمُ
el-Hakîm
Her işi hikmetli olan.
- 48
الْوَدُودُ
el-Vedûd
Kullarını seven, sevilmeye layık olan.
- 49
الْمَجِيدُ
el-Mecîd
Şanı yüce, şerefi büyük olan.
- 50
الْبَاعِثُ
el-Bâis
Ölüleri dirilten, peygamberler gönderen.
- 51
الشَّهِيدُ
eş-Şehîd
Her şeye şahit olan.
- 52
الْحَقُّ
el-Hak
Varlığı hiç değişmeden duran, gerçeğin ta kendisi.
- 53
الْوَكِيلُ
el-Vekîl
Kendisine güvenilip dayanılan, işleri yoluna koyan.
- 54
الْقَوِيُّ
el-Kavî
Kudreti sonsuz olan.
- 55
الْمَتِينُ
el-Metîn
Gücü hiç tükenmeyen, sarsılmaz.
- 56
الْوَلِيُّ
el-Velî
Müminlerin dostu ve yardımcısı.
- 57
الْحَمِيدُ
el-Hamîd
Her türlü övgüye layık olan.
- 58
الْمُحْصِي
el-Muhsî
Her şeyin sayısını tek tek bilen.
- 59
الْمُبْدِئُ
el-Mübdi'
Varlıkları örneksiz olarak ilk defa yaratan.
- 60
الْمُعِيدُ
el-Muîd
Yarattıklarını öldükten sonra yeniden dirilten.
- 61
الْمُحْيِي
el-Muhyî
Hayat veren.
- 62
الْمُمِيتُ
el-Mümît
Ölümü yaratan.
- 63
الْحَيُّ
el-Hayy
Ezelî ve ebedî diri olan.
- 64
الْقَيُّومُ
el-Kayyûm
Kendi zatıyla var olan, her şeyi ayakta tutan.
- 65
الْوَاجِدُ
el-Vâcid
Dilediği her şeyi dilediği anda bulan, hiçbir eksiği olmayan.
- 66
الْمَاجِدُ
el-Mâcid
Şanı ve keremi pek yüce olan.
- 67
الْوَاحِدُ
el-Vâhid
Zatında, sıfatlarında ve fiillerinde tek olan.
- 68
الصَّمَدُ
es-Samed
Hiçbir şeye muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu.
- 69
الْقَادِرُ
el-Kâdir
Her şeye gücü yeten.
- 70
الْمُقْتَدِرُ
el-Muktedir
Kudret sahiplerinin üstünde kudreti olan.
- 71
الْمُقَدِّمُ
el-Mukaddim
Dilediğini öne alan.
- 72
الْمُؤَخِّرُ
el-Muahhir
Dilediğini geri bırakan.
- 73
الْأَوَّلُ
el-Evvel
Her şeyden önce var olan, varlığının bir başlangıcı bulunmayan.
- 74
الْآخِرُ
el-Âhir
Her şeyden sonra var olan, varlığının sonu bulunmayan.
- 75
الظَّاهِرُ
ez-Zâhir
Varlığı delilleriyle apaçık olan.
- 76
الْبَاطِنُ
el-Bâtın
Zatının hakikati akıllarca kavranamayan, her şeyin iç yüzünü bilen.
- 77
الْوَالِي
el-Vâlî
Bütün kâinatı idare eden.
- 78
الْمُتَعَالِي
el-Müteâlî
Yarattıklarının hiçbir sıfatına benzemeyen, pek yüce olan.
- 79
الْبَرُّ
el-Berr
İyiliği ve ihsanı bol olan.
- 80
التَّوَّابُ
et-Tevvâb
Kullarına tövbeyi nasip eden ve tövbeleri çokça kabul eden.
- 81
الْمُنْتَقِمُ
el-Müntakım
Suçluları hak ettikleri şekilde cezalandıran.
- 82
الْعَفُوُّ
el-Afüv
Affı çok olan, günahları silen.
- 83
الرَّؤُوفُ
er-Raûf
Çok şefkatli olan.
- 84
مَالِكُ الْمُلْكِ
Mâlikü'l-Mülk
Mülkün ebedî sahibi.
- 85
ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ
Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm
Celal ve ikram sahibi.
- 86
الْمُقْسِطُ
el-Muksit
Her işinde adaleti yerine getiren, mazlumun hakkını zalimden alan.
- 87
الْجَامِعُ
el-Câmi'
İstediğini istediği yerde toplayan, kıyamette herkesi bir araya getiren.
- 88
الْغَنِيُّ
el-Ganî
Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan.
- 89
الْمُغْنِي
el-Muğnî
Dilediğini zengin eden.
- 90
الْمَانِعُ
el-Mâni'
Dilemediği şeye engel olan.
- 91
الضَّارُّ
ed-Dârr
Hikmeti gereği zararı ve sıkıntıyı da yaratan; O dilemedikçe hiçbir şey zarar veremez.
- 92
النَّافِعُ
en-Nâfi'
Fayda veren, her hayrı ve faydayı yaratan.
- 93
النُّورُ
en-Nûr
Âlemleri nurlandıran, dilediğine hidayet nuru veren.
- 94
الْهَادِي
el-Hâdî
Doğru yola ileten.
- 95
الْبَدِيعُ
el-Bedî'
Eşi benzeri olmayan güzellikte yaratan.
- 96
الْبَاقِي
el-Bâkî
Varlığı hiç sona ermeden süren, ebedî olan.
- 97
الْوَارِثُ
el-Vâris
Bütün varlıklar yok olunca her şeyin tek sahibi olarak kalan.
- 98
الرَّشِيدُ
er-Reşîd
Bütün işleri isabetli olan, doğru yolu gösteren.
- 99
الصَّبُورُ
es-Sabûr
Çok sabırlı, cezalandırmada acele etmeyen.
Esmaül Hüsna Ne Demek?
Esmâü'l-Hüsnâ, Arapçada “en güzel isimler” demektir. Allah'ın Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde bildirilen güzel isimlerine verilen addır; Esmâ-i Hüsnâ diye de söylenir. Bu isimler Allah'ın zatını, sıfatlarını ve fiillerini tanıtır.
Kur'an'da bu ifade dört ayette geçer: A'râf 180, İsrâ 110, Tâhâ 8 ve Haşr 24. A'râf suresinin 180. ayetinde en güzel isimlerin Allah'a ait olduğu ve O'na bu isimlerle dua edilmesi bildirilir. Haşr suresinin son üç ayeti (22-24) pek çok ismi bir arada sayar.
Allah'ın 99 İsmi Hadisi ve Listenin Kaynağı
Buhârî ve Müslim'in rivayet ettiği hadiste Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Allah'ın doksan dokuz ismi vardır. Kim onları sayarsa cennete girer.” (Buhârî, Şürût 18; Müslim, Zikir 5.) Müslim'in bir rivayetinde “ezberleyen” sözü geçer. Âlimler bu “saymayı” isimleri öğrenmek, anlamlarını düşünmek ve onlarla Allah'a dua etmek diye açıklamıştır.
Bu sayfadaki 99 isimlik liste Tirmizî'nin rivayetidir (Daavât 82) ve Diyanet'in kullandığı sırayla verilmiştir: ilk isim Allah, son isim es-Sabûr'dur. Buhârî ve Müslim'deki hadis yalnızca sayıyı bildirir, isimleri tek tek saymaz; bu yüzden bazı listelerde el-Ehad gibi başka isimler de yer alır. Âlimlere göre Allah'ın isimleri doksan dokuzla sınırlı değildir; hadis, sayılması müjdelenen isimleri bildirir.
Esmaül Hüsna ile Nasıl Dua Edilir?
Kur'an, Allah'a güzel isimleriyle dua edilmesini öğütler. Dua eden kişi dileğine uygun ismi anabilir: bağışlanma dilerken el-Gafûr ve et-Tevvâb, rızık isterken er-Rezzâk, bir sıkıntıdan kurtulmayı dilerken el-Fettâh ve el-Latîf gibi. İsimler “Yâ Rahmân, Yâ Rahîm” diye seslenilerek de zikredilir.
Kur'an'da ve sahih hadislerde belli bir ismin belli sayıda okunmasına bağlanmış bir fazilet bildirilmez; okuma sayısı kişinin kendi düzenidir. Yasin Suresi uygulamasında her ismi zikirmatikte sayabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Esmaül Hüsna kaç isimdir?
Hadiste Allah'ın doksan dokuz ismi olduğu bildirilir ve yaygın liste 99 isimdir. Ancak Allah'ın isimleri bu sayıyla sınırlı değildir; Kur'an'da ve hadislerde başka isimler de geçer.
Esmaül Hüsna'nın ilk ve son ismi hangisidir?
Tirmizî'nin rivayetindeki ve Diyanet'in kullandığı sırada ilk isim Allah, ikincisi er-Rahmân, üçüncüsü er-Rahîm, sonuncusu da es-Sabûr'dur.
Esmaül Hüsna hangi ayetlerde geçer?
“En güzel isimler” anlamındaki el-esmâü'l-hüsnâ ifadesi A'râf 180, İsrâ 110, Tâhâ 8 ve Haşr 24. ayetlerde geçer. Haşr suresinin 22, 23 ve 24. ayetleri birçok ismi bir arada sayar.
Allah'ın 99 ismini saymak ne demektir?
Hadisteki “saymak” (ihsâ) kelimesini âlimler isimleri ezberlemek, anlamlarını öğrenip üzerinde düşünmek ve onlarla dua etmek diye açıklamıştır.
Kaynaklar: Buhârî, Şürût 18; Daavât 68; Tevhîd 12; Müslim, Zikir 5 (2677); Tirmizî, Daavât 82 (3507); A'râf 7:180; İsrâ 17:110; Tâhâ 20:8; Haşr 59:22-24; Diyanet İşleri Başkanlığı, Hadislerle İslâm, 1. cilt, 219.