Yasin Suresi

104. sure · Cüz 30

Hümeze Suresi سورة الهمزة

9 ayet · Mekkî · İniş sırası: 32

Ayetler Dinle Sure hakkında

Mekke döneminde inen Hümeze suresi 9 ayettir. İnsanları arkalarından çekiştiren, alay eden ve malını biriktirip ona güvenen kimseleri kınar; onların akıbetinin hutame ateşi olduğunu bildirir.

Hümeze Suresi Arapça, okunuşu ve meali

Göster

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Bismillahir rahmanir rahim.

Bismillâhirrahmânirrahîm

  1. 1

    وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ لُمَزَةٍۨۙ ﴿١﴾

    Veylun li kulli humezetin lumezeh.

    Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay haline!

  2. 2

    اَلَّذ۪ي جَمَعَ مَالاً وَعَدَّدَهُۙ ﴿٢﴾

    Ellezi cemea malen ve addedeh.

    O ki, mal toplamış ve onu sayıp durmuştur.

  3. 3

    يَحْسَبُ اَنَّ مَالَهُٓ اَخْلَدَهُۚ ﴿٣﴾

    Yahsebu enne malehu ahledeh.

    (O), malının kendisini ebedi kılacağını zanneder.

  4. 4

    كَلَّا لَيُنْبَذَنَّ فِي الْحُطَمَةِۘ ﴿٤﴾

    Kella le yunbezenne fil hutameh.

    Hayır! Andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır.

  5. 5

    وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحُطَمَةُۜ ﴿٥﴾

    Ve ma edrake mel hutameh.

    Hutame'nin ne olduğunu bilir misin?

  6. 6

    نَارُ اللّٰهِ الْمُوقَدَةُۙ ﴿٦﴾

    Narullahil mukadeh.

    Allah'ın, tutuşturulmuş, ateşidir.

  7. 7

    اَلَّت۪ي تَطَّلِعُ عَلَى الْاَفْـِٔدَةِۜ ﴿٧﴾

    Elleti tettaliu alel ef'ideh.

    (Yandıkça) tırmanıp kalplerin ta üstüne çıkan

  8. 8

    اِنَّهَا عَلَيْهِمْ مُؤْصَدَةٌۙ ﴿٨﴾

    İnneha aleyhim mu'sadeh.

    ve o vaziyette o (ateş) üzerlerine kapatılmıştır.

  9. 9

    ف۪ي عَمَدٍ مُمَدَّدَةٍ ﴿٩﴾

    Fi amedin mumeddedeh.

    Onlar (bu ateşin içinde) uzatılmış sütunlara bağlanmışlar.

Hümeze Suresi Dinle

Sure hakkında

Sure, adını ilk ayette geçen el-hümeze kelimesinden alır. Bu kelime, insanları arkalarından çekiştiren, kusurlarını araştırıp ayıplayan kimseyi ifade eder. Aynı ayette yanında yer alan lümeze ise insanlarla yüzlerine karşı veya kaş göz işaretiyle alay eden kimse olarak açıklanmıştır.

Mekkî bir sure olup 9 ayettir. Mushafta 104. sırada, Kur'an'ın 30. cüzünde yer alır; yaygın kabul gören iniş sıralamasında 32. suredir. Mekkî oluşu konusunda âlimler arasında kayda değer bir görüş ayrılığı yoktur.

Nüzulü

Sure, Mekke döneminde, müşriklerin ileri gelenlerinin Hz. Peygamber'i ve müslümanları diliyle incittiği, onlarla alay ettiği bir zamanda inmiştir. Kaynaklarda bu ayetlerin Kureyş'in bazı ileri gelenleri hakkında indiği nakledilir ve bu konuda farklı isimler zikredilir. Ancak müfessirler, ayetlerin hükmünün belli kişilerle sınırlı olmayıp bu kötü huyları taşıyan herkesi kapsadığını vurgulamışlardır.

Servetiyle övünen, onu sayıp biriktiren ve bu sayede kendini dokunulmaz sanan kimselerin zayıfları hor görmesi, o dönemin Mekke toplumunda yaygın bir davranıştı. Sure bu tavrı ağır bir dille eleştirir.

Konusu

Sure, insanları arkalarından çekiştiren, ayıplayan ve onlarla alay eden her kişiye yönelik “Vay haline!” uyarısıyla başlar. Bu kimsenin bir başka özelliği de mal toplayıp onu tekrar tekrar saymasıdır.

Ardından bu kişinin, malının kendisini ölümsüz kılacağını sandığı belirtilir. Oysa durum hiç de onun sandığı gibi değildir; o, mutlaka hutameye atılacaktır.

Sonra “Hutamenin ne olduğunu sen nereden bileceksin?” sorusuyla bu cezanın büyüklüğüne dikkat çekilir ve açıklanır: Hutame, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir; öyle ki yakıcılığı kalplere kadar ulaşır. Bu ateş, uzatılmış direkler içinde onların üzerine kapatılmıştır.

Sure, dil ile insanları incitmenin, alay etmenin ve servete güvenip başkalarını küçük görmenin Allah katında ne kadar ağır bir günah olduğunu öğretir; müminleri de bu tür davranışlardan uzak durmaya çağırır.

Fazileti

Sure bilgileri Yasin Suresi uygulaması için hazırlanmıştır.