100. sure · Cüz 30
Adiyat Suresi سورة العاديات
11 ayet · Mekkî · İniş sırası: 14
Mekke döneminde indiği kabul edilen Âdiyât suresi 11 ayettir. Hızla koşan atlara yemin ederek insanın Rabbine karşı nankörlüğünü ve mala aşırı düşkünlüğünü eleştirir, kabirdekilerin diriltileceği ve gönüllerdekinin ortaya çıkacağı günü hatırlatır.
Adiyat Suresi Arapça, okunuşu ve meali
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Bismillahir rahmanir rahim.
Bismillâhirrahmânirrahîm
- 1
وَالْعَـادِيَاتِ ضَبْـحاًۙ ﴿١﴾
Vel adiyati dabha.
Harıl harıl koşanlara, yemin ederim ki,
- 2
فَالْمُـورِيَاتِ قَـدْحاًۙ ﴿٢﴾
Fel muriyati kadha.
(nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara yemin ederim ki,
- 3
فَالْمُغ۪يرَاتِ صُبْحاًۙ ﴿٣﴾
Fel mugirati subha.
(ansızın) sabah baskını yapanlara, yemin ederim ki,
- 4
فَاَثَرْنَ بِه۪ نَقْعاًۙ ﴿٤﴾
Fe eserne bihi nak'a.
orada tozu dumana katanlara, yemin ederim ki,
- 5
فَوَسَطْنَ بِه۪ جَمْعاًۙ ﴿٥﴾
Fe vesatne bihi cem'a.
derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki,
- 6
اِنَّ الْاِنْسَانَ لِرَبِّه۪ لَكَنُودٌۚ ﴿٦﴾
İnnel insane li rabbihi le kenud.
insan, Rabbine karşı pek nankördür.
- 7
وَاِنَّهُ عَلٰى ذٰلِكَ لَشَه۪يدٌۚ ﴿٧﴾
Ve innehu ala zalike le şehid.
Şüphesiz buna kendisi de şahittir
- 8
وَاِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَد۪يدٌۜ ﴿٨﴾
Ve innehu li hubbil hayri le şedid.
ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.
- 9
اَفَلَا يَعْلَمُ اِذَا بُعْثِرَ مَا فِي الْقُبُورِۙ ﴿٩﴾
E fe la ya'lemu iza bu'sirama fil kubur.
(İnsan) düşünmez mi ki, kabirlerde bulunanlar diriltilip dışarı atıldığı zaman,
- 10
وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِۙ ﴿١٠﴾
Ve hussıle ma fis sudur.
Ve kalplerde gizlenenler ortaya konduğu zaman (hali ne olacak)!
- 11
اِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَخَب۪يرٌ ﴿١١﴾
İnne rabbehum bihim yevme izin le habir.
Şüphesiz Rableri o gün onlardan tamamıyla haberdardır.
Adiyat Suresi Dinle
Sure hakkında
Sure, adını ilk ayette üzerine yemin edilen ve “hızla koşanlar” anlamına gelen el-Âdiyât kelimesinden alır. Müfessirlerin çoğunluğu bu ifadeyi soluk soluğa koşan savaş atları olarak açıklamıştır; Hz. Ali'den ise bunların hacda Arafat'tan Müzdelife'ye koşan develer olduğu yorumu nakledilmiştir.
Sure 11 ayettir. Mushafta 100. sırada, Kur'an'ın 30. cüzünde yer alır; yaygın kabul gören iniş sıralamasında 14. suredir. Âlimlerin çoğu sureyi Mekkî kabul etmiş, ilk ayetlerdeki akın tasvirinden hareketle Medine'de indiğini söyleyenler de olmuştur.
Nüzulü
Sure, âlimlerin çoğunluğuna göre Mekke döneminin ilk yıllarında inmiştir. Bazı kaynaklarda, Hz. Peygamber'in gönderdiği bir askerî birlikten uzun süre haber alınamaması üzerine indiğine dair bir rivayet nakledilmişse de bu rivayet sağlam görülmemiştir.
Surenin ana hedefi, mal ve servet tutkusu yüzünden Rabbine karşı nankörlük eden insanı uyarmaktır. Araplarca çok iyi bilinen ve değer verilen atların sahiplerine sadakatle koşturması tasvir edilerek, insanın kendisine sayısız nimet veren Rabbine karşı vefasızlığı çarpıcı bir şekilde gözler önüne serilir.
Konusu
Sure, soluk soluğa koşan, nallarıyla kıvılcım çıkaran, sabah vakti baskın yapan, ortalığı toza dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara yeminle başlar.
Bu yeminlerin ardından insanın Rabbine karşı çok nankör olduğu bildirilir. İnsanın kendisinin de buna şahit olduğu ve mal sevgisine aşırı derecede düşkün bulunduğu belirtilir. Ayette mal, “hayır” kelimesiyle ifade edilmiştir.
Sure, insana uyarıcı bir soruyla sona erer: Kabirlerde olanlar dışarı çıkarıldığı ve göğüslerde saklı olanlar ortaya döküldüğü zaman, o gün Rablerinin onlardan tamamen haberdar olduğunu bilmiyor mu? Böylece sure, insanın dünyadaki tutkularının ve gizli niyetlerinin bir gün açığa çıkacağını, hiçbir şeyin Allah'ın bilgisinden kaçamayacağını hatırlatarak nankörlükten ve hırstan uzak durmaya çağırır.
Fazileti
Sure bilgileri Yasin Suresi uygulaması için hazırlanmıştır.