101. sure · Cüz 30
Karia Suresi سورة القارعة
11 ayet · Mekkî · İniş sırası: 30
Mekke döneminde inen Kâria suresi 11 ayettir. Kıyametin dehşetini tasvir eder; tartıları ağır gelenlerin hoşnut bir hayata, hafif gelenlerin ise kızgın bir ateşe varacağını bildirir.
Karia Suresi Arapça, okunuşu ve meali
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Bismillahir rahmanir rahim.
Bismillâhirrahmânirrahîm
- 1
اَلْقَارِعَةُۙ ﴿١﴾
El kariah.
Kapı çalan!
- 2
مَا الْقَارِعَةُۚ ﴿٢﴾
Mel kariah.
Nedir o kapı çalan?
- 3
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْقَارِعَةُۜ ﴿٣﴾
Ve ma edrake mel kariah.
O kapı çalanın ne olduğunu bilir misin?
- 4
يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِۙ ﴿٤﴾
Yevme yekunun nasu kel feraşil mebsus.
İnsanların, ateşin etrafını sarmış pervaneler gibi olduğu,
- 5
وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِۜ ﴿٥﴾
Ve tekunul cibalu kel ıhnil menfuş.
dağların da atılmış renkli yüne dönüştüğü gündür (o Kâria!)
- 6
فَاَمَّا مَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُۙ ﴿٦﴾
Fe emma men sekulet mevazinuh.
O gün kimin tartıları ameli ağır gelirse
- 7
فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۜ ﴿٧﴾
Fe huve fi işetin radiyeh.
işte o, hoşnut edici bir yaşayış içinde olur.
- 8
وَاَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُۙ ﴿٨﴾
Ve emma men haffet mevazinuh.
Kimin tartısı da hafif gelirse ,
- 9
فَاُمُّهُ هَاوِيَةٌۜ ﴿٩﴾
Fe ummuhu haviyeh.
işte onun anası (yeri, yurdu) Hâviye' dir.
- 10
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا هِيَهْۜ ﴿١٠﴾
Ve ma edrake mahiyeh.
Nedir o (Hâviye) bilir misin?
- 11
نَارٌ حَامِيَةٌ ﴿١١﴾
Narun hamiyeh.
Kızgın ateş!
Karia Suresi Dinle
Sure hakkında
Sure, adını ilk ayette geçen ve kıyametin isimlerinden biri olan el-Kâria kelimesinden alır. Kelime, “şiddetle çarpan, kapıyı çalar gibi vuran” anlamına gelir; kıyametin dehşetiyle kalpleri sarsacağını ve kulakları dolduracağını ifade eder. Sure, bu kelimeyi üç kez tekrarlayarak başlar.
Mekkî bir sure olup 11 ayettir. Mushafta 101. sırada, Kur'an'ın 30. cüzünde yer alır; yaygın kabul gören iniş sıralamasında 30. suredir. Mekkî oluşu konusunda âlimler arasında kayda değer bir görüş ayrılığı yoktur.
Nüzulü
Sure, Mekke döneminde, müşriklerin öldükten sonra dirilmeyi ve hesap gününü inkâr ettiği bir zamanda inmiştir. Kaynaklarda bu sure için özel bir nüzul sebebi nakledilmez.
Bu dönemde inen birçok sure gibi Kâria da kısa, ahenkli ve etkileyici bir anlatımla muhataplarını kıyametin gerçekliğiyle yüz yüze getirir. Dünyada güç ve servetle övünen insanlara, o gün değer ölçüsünün yalnızca amellerin tartısı olacağını hatırlatır. Sure, Hz. Peygamber'in davetine kulak tıkayanları uyarırken, iman edip salih amel işleyenlere de hoşnut olacakları bir hayatı müjdeler.
Konusu
Sure, “Kâria! Nedir Kâria? Kâria'nın ne olduğunu sen nereden bileceksin?” şeklindeki tekrarlarla başlayarak kıyametin dehşetine dikkat çeker.
Ardından o günün manzarası tasvir edilir: İnsanlar etrafa saçılmış pervaneler gibi olacak, dağlar da atılmış renkli yün gibi savrulacaktır. Bu benzetmeler, insanın o günkü şaşkınlığını, çaresizliğini ve dünyada sağlam sanılan şeylerin nasıl dağılıp gideceğini gösterir.
Sonra amellerin tartılması konusu ele alınır: Tartıları ağır gelen kimse hoşnut olacağı bir hayat içinde olacaktır. Tartıları hafif gelenin ise sığınağı hâviyedir. Sure, “Onun ne olduğunu sen nereden bileceksin?” sorusunun ardından bunun kızgın bir ateş olduğunu bildirerek sona erer. Böylece insan, dünyadaki tercihlerinin ahiretteki karşılığını düşünmeye çağrılır.
Fazileti
Sure bilgileri Yasin Suresi uygulaması için hazırlanmıştır.