Yasin Suresi

90. sure · Cüz 30

Beled Suresi سورة البلد

20 ayet · Mekkî · İniş sırası: 35

Ayetler Dinle Sure hakkında

Mekke döneminde inen Beled suresi 20 ayettir. İnsanın meşakkat içinde yaratıldığını hatırlatır; köle azat etmek ve darlık gününde yetimle yoksulu doyurmak gibi zor ama erdemli yolu, sabrı ve merhameti öğütler.

Beled Suresi Arapça, okunuşu ve meali

Göster

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Bismillahir rahmanir rahim.

Bismillâhirrahmânirrahîm

  1. 1

    لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ ﴿١﴾

    La uksimu bi hazel beled.

    Bu beldeye yemin ederim ki,

  2. 2

    وَاَنْتَ حِلٌّ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ ﴿٢﴾

    Ve ente hıllun bi hazel beled.

    Sen bu beldedesin, yemin ederim ki

  3. 3

    وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَۙ ﴿٣﴾

    Ve validin ve ma veled.

    babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki,

  4. 4

    لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ي كَبَدٍۜ ﴿٤﴾

    Lekad halaknel insane fi kebed.

    biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.

  5. 5

    اَيَحْسَبُ اَنْ لَنْ يَقْدِرَ عَلَيْهِ اَحَدٌۢ ﴿٥﴾

    E yahsebu en len yakdira aleyhi ehad.

    İnsan, hiç kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

  6. 6

    يَقُولُ اَهْلَكْتُ مَالاً لُبَداًۜ ﴿٦﴾

    Yekulu ehlektu malen lubeda.

    «Pek çok mal harcadım» diyor.

  7. 7

    اَيَحْسَبُ اَنْ لَمْ يَرَهُٓ اَحَدٌۜ ﴿٧﴾

    E yahsebu en lem yerahu ehad.

    Kimse onu görmedi mi sanıyor?

  8. 8

    اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِۙ ﴿٨﴾

    E lem nec'al lehu ayneyn.

    Biz ona iki göz, vermedik mi?

  9. 9

    وَلِسَاناً وَشَفَتَيْنِۙ ﴿٩﴾

    Ve lisanen ve şefeteyn.

    Bir dil ve iki dudak vermedik mi?

  10. 10

    وَهَدَيْنَاهُ النَّجْدَيْنِۚ ﴿١٠﴾

    Ve hedeynahun necdeyn.

    Ona iki yolu (doğru ve eğriyi) göstermedik mi?

  11. 11

    فَلَا اقْتَحَمَ الْعَقَبَةَۘ ﴿١١﴾

    Fe laktehamel akabete.

    Fakat o, sarp yokuşu aşamadı.

  12. 12

    وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْعَقَبَةُۜ ﴿١٢﴾

    Ve ma edrake mel akabeh.

    O sarp yokuş nedir bilir misin?

  13. 13

    فَكُّ رَقَبَةٍۙ ﴿١٣﴾

    Fekku rekabetin.

    Köle âzat etmek

  14. 14

    اَوْ اِطْعَامٌ ف۪ي يَوْمٍ ذ۪ي مَسْغَبَةٍۙ ﴿١٤﴾

    Ev ıt'amun fi yevmin zi mesgabeh.

    veya açlık gününde doyurmaktır.

  15. 15

    يَت۪يماً ذَا مَقْرَبَةٍۙ ﴿١٥﴾

    Yetimen za makrabeh.

    Yakını olan bir yetimi

  16. 16

    اَوْ مِسْك۪يناً ذَا مَتْرَبَةٍۜ ﴿١٦﴾

    Ev miskinen za metrabeh.

    veya açaçık bir yoksulu.

  17. 17

    ثُمَّ كَانَ مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا بِالْمَرْحَمَةِۜ ﴿١٧﴾

    Summe kane minellezine amenu ve tevasav bis sabri ve tevasav bil merhame.

    Sonra iman edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve birbirlerine acımayı öğütleyenlerden olmaktır.

  18. 18

    اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ ﴿١٨﴾

    Ulaike ashabul meymeneh.

    İşte bunlar sağdakilerdir.

  19. 19

    وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا هُمْ اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ ﴿١٩﴾

    Vellezine keferu bi ayatina hum ashabul meş'emeh.

    Âyetlerimizi inkâr edenler ise işte onlar soldakilerdir.

  20. 20

    عَلَيْهِمْ نَارٌ مُؤْصَدَةٌ ﴿٢٠﴾

    Aleyhim narun mu'sadeh.

    Cezaları, kapıları üzerlerine sımsıkı, kapatılmış bir ateştir.

Beled Suresi Dinle

Sure hakkında

Sure, adını ilk ayette Allah'ın üzerine yemin ettiği “bu şehir” ifadesindeki el-Beled kelimesinden alır. Müfessirler bu şehrin Mekke olduğunda birleşir.

Mekkî bir sure olup 20 ayettir. Mushafta 90. sırada, Kur'an'ın 30. cüzünde yer alır; yaygın kabul gören iniş sıralamasında 35. suredir. Âlimlerin büyük çoğunluğu surenin tamamını Mekkî kabul eder. 2. ayetteki ifade, bazı müfessirlerce Hz. Peygamber'in bu şehirde yaşadığı ve orada sıkıntılara maruz bırakıldığı şeklinde, bazılarınca da Mekke'nin fethi günü kendisine orada savaşın helal kılınacağına işaret olarak yorumlanmıştır.

Nüzulü

Sure, Mekke döneminde, müşriklerin Hz. Peygamber'e ve müslümanlara karşı düşmanlığının arttığı bir zamanda inmiştir. Kaynaklarda sure için yaygın kabul görmüş belirli bir nüzul sebebi bulunmamaktadır. Bazı müfessirler, gücüne ve servetine güvenip “Yığınla mal harcadım” diye övünen kişiyle ilgili ayetlerin Kureyş'in ileri gelenlerinden biri hakkında olduğunu nakletmişse de ayetlerin hükmü bu tavrı taşıyan herkesi kapsar.

Dönemin Mekke'sinde zayıfların, yetimlerin ve kölelerin korunmasız olduğu düşünüldüğünde, surenin köle azat etmeyi ve aç olanı doyurmayı “sarp yokuş” olarak nitelemesi o topluma yönelik doğrudan bir çağrıdır.

Konusu

Sure, bu şehre, yani Mekke'ye, babaya ve ondan doğana yeminle başlar ve insanın meşakkat içinde yaratıldığını bildirir. Gücüne güvenen, kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini ve yaptıklarını kimsenin görmediğini sanan, harcadığı malla övünen insanın bu tavrı eleştirilir.

Ardından Allah'ın insana verdiği iki göz, bir dil ve iki dudak nimeti hatırlatılır; ona hayır ve şer olmak üzere iki yolun gösterildiği belirtilir. İnsanın “sarp yokuşu” aşmaya yanaşmadığı söylenir ve bu yokuşun ne olduğu açıklanır: Bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmak, açlık gününde yakını olan bir yetimi ya da yoksulluktan toprağa serilmiş bir düşkünü doyurmak, sonra da iman edip birbirine sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmak.

Sure, bunları yapanların sağ tarafın ehli, ayetleri inkâr edenlerin ise sol tarafın ehli olduğu ve üzerlerine kapıları kapatılmış bir ateşin bulunduğu haberiyle sona erer.

Fazileti

Sure bilgileri Yasin Suresi uygulaması için hazırlanmıştır.