63. sure · Cüz 28
Münafikun Suresi سورة المنافقون
11 ayet · Medenî · İniş sırası: 104
Medine'de inen 11 ayetlik Münâfikûn suresi, inanmadıkları halde inanmış görünenlerin tavırlarını açığa çıkarır ve müminleri, mal ve evlat sevgisinin Allah'ı anmaktan alıkoymaması konusunda uyarır.
Münafikun Suresi Arapça, okunuşu ve meali
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Bismillahir rahmanir rahim.
Bismillâhirrahmânirrahîm
- 1
اِذَا جَٓاءَكَ الْمُنَافِقُونَ قَالُوا نَشْهَدُ اِنَّكَ لَرَسُولُ اللّٰهِۢ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِنَّكَ لَرَسُولُهُۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَـكَاذِبُونَۚ ﴿١﴾
İza caekel munafikune kalu neşhedu inneke le resulullah, vallahu ya'lemu inneke le resuluh, vallahu yeşhedu innel munafikine le kazibun.
Münafıklar sana geldiklerinde: Şahitlik ederiz ki sen Allah'ın Peygamberisin, derler. Allah da bilir ki sen elbette, O'nun Peygamberisin. Allah, münafıkların kesinlikle yalancı olduklarını bilmektedir.
- 2
اِتَّخَذُٓوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ﴿٢﴾
İttehazu eymanehum cunneten fe saddu an sebilillah, innehum sae ma kanu ya'melun.
Yeminlerini kalkan yapıp Allah yolundan yan çizdiler. Gerçekten onların yaptıkları ne kötüdür!
- 3
ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا فَطُبِعَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ ﴿٣﴾
Zalike bi ennehum amenu summe keferu fe tubia ala kulubihim fe hum la yefkahun.
Bunun sebebi, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar hiç anlamazlar.
- 4
وَاِذَا رَاَيْتَهُمْ تُعْجِبُكَ اَجْسَامُهُمْۜ وَاِنْ يَقُولُوا تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْۜ كَاَنَّهُمْ خُشُبٌ مُسَنَّدَةٌۜ يَحْسَبُونَ كُلَّ صَيْحَةٍ عَلَيْهِمْۜ هُمُ الْعَدُوُّ فَاحْذَرْهُمْۜ قَاتَلَهُمُ اللّٰهُۘ اَنّٰى يُؤْفَـكُونَ ﴿٤﴾
Ve iza reeytehum tu'cibuke ecsamuhum, ve in yekulu tesma', li kavlihim, ke ennehum huşubun musennedeh, yahsebune kulle sayhatin aleyhim, humul aduvvu fahzerhum, katelehumullahu enna yu'fekun.
Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki duvara dayanmış kütükler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Düşman onlardır. Onlardan sakın. Allah onların canlarını alsın. Nasıl bu hale geliyorlar?
- 5
وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا يَسْتَغْفِرْ لَكُمْ رَسُولُ اللّٰهِ لَـوَّوْا رُؤُ۫سَهُمْ وَرَاَيْتَهُمْ يَصُدُّونَ وَهُمْ مُسْتَكْبِرُونَ ﴿٥﴾
Ve iza kile lehum tealev yestagfir lekum resulullahi levvev ruusehum ve reeytehum yesuddune ve hum mustekbirun.
Onlara: Gelin, Allah'ın Peygamberi sizin için mağfiret dilesin, denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların, büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.
- 6
سَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ اَسْتَغْفَرْتَ لَهُمْ اَمْ لَمْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْۜ لَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ ﴿٦﴾
Sevaun aleyhim estagferte le hum em lem testagfir lehum, len yagfirallahu lehum, innallahe la yehdil kavmel fasikin.
Onlara mağfiret dilesen de, dilemesen de birdir. Allah onları kesinlikle bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, yoldan çıkmış topluluğu doğru yola iletmez.
- 7
هُمُ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ لَا تُنْفِقُوا عَلٰى مَنْ عِنْدَ رَسُولِ اللّٰهِ حَتّٰى يَنْفَضُّواۜ وَلِلّٰهِ خَزَٓائِنُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلٰكِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَا يَفْقَهُونَ ﴿٧﴾
Humullezine yekulune la tunfiku ala men inde resulillahi hatta yenfaddu, ve lillahi hazainus semavati vel ardı ve lakinnel munafikine la yefkahun.
Onlar: Allah'ın elçisinin yanında bulunanlar için hiçbir şey harcamayın ki dağılıp gitsinler, diyenlerdir. Oysa göklerin ve yerin hâzineleri Allah'ındır. Fakat münafıklar bunu anlamazlar.
- 8
يَقُولُونَ لَئِنْ رَجَعْنَٓا اِلَى الْمَد۪ينَةِ لَيُخْرِجَنَّ الْاَعَزُّ مِنْهَا الْاَذَلَّۜ وَلِلّٰهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِه۪ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَلٰكِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ۟ ﴿٨﴾
Yekulune le in reca'na ilel medineti le yuhricennel eazzu min hel ezell, ve lillahil izzetu ve li resulihi ve lil mu'minine ve lakinnel munafikine la ya'lemun.
Onlar: Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır, diyorlardı. Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah'ın, Peygamberinin ve müminlerindir. Fakat münafıklar bunu bilmezler.
- 9
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُلْهِكُمْ اَمْوَالُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ ﴿٩﴾
Ya eyyuhellezine amenu la tulhikum emvalukum ve la evladukum an zikrillah, ve men yef'al zalike fe ulaike humul hasirun.
Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.
- 10
وَاَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَٓا اَخَّرْتَـن۪ٓي اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۙ فَاَصَّدَّقَ وَاَكُنْ مِنَ الصَّالِح۪ينَ ﴿١٠﴾
Ve enfiku mimma rezaknakum min kabli en ye'tiye ehadekumul mevtu fe yekule rabbi lev la ahharteni ila ecelin karibin fe assaddeka ve ekun mines salihin.
Herhangi birinize ölüm gelip de: Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam! demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan harcayın.
- 11
وَلَنْ يُؤَخِّرَ اللّٰهُ نَفْساً اِذَا جَٓاءَ اَجَلُهَاۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ ﴿١١﴾
Ve len yuahhırallahu nefsen iza cae eceluha, vallahu habirun bi ma ta'melun.
Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Münafikun Suresi Dinle
Sure hakkında
Sure, adını ilk ayette geçen ve “iki yüzlüler” anlamına gelen “münâfikûn” kelimesinden alır. Münafık, inanmadığı halde Müslüman görünen, kalbiyle dili birbirini tutmayan kimsedir.
Medine'de inmiştir ve 11 ayettir. Mushaf sıralamasında 63., yaygın nüzul tertibine göre 104. suredir ve 28. cüzde yer alır.
Nifak meselesi Kur'an'ın pek çok Medenî suresinde ele alınır; bu sure ise münafıkların sözlerini, yeminlerini ve iç dünyalarını özlü biçimde tasvir eder. Hz. Peygamber'in cuma namazında, Cuma suresinden sonra ikinci rekâtta bu sureyi okuduğu sahih rivayetlerle bilinmektedir.
Nüzulü
Sure, kaynaklarda genellikle hicretin beşinci veya altıncı yılında yapılan Benî Mustalık (Müreysî) gazvesi dönüşünde yaşanan olaylarla ilişkilendirilir.
Buhârî ve Müslim'de Zeyd b. Erkam'dan nakledildiğine göre münafıkların önde gelenlerinden Abdullah b. Übey, bir sefer sırasında çıkan tartışmada, Resûlullah'ın yanındakilere harcama yapılmamasını ve Medine'ye dönüldüğünde güçlü olanların zayıf gördüklerini oradan çıkaracağını söylemişti. Zeyd bunu Hz. Peygamber'e iletti; Abdullah b. Übey ise yemin ederek inkâr etti. Bunun üzerine bu sure indi ve Zeyd'in doğru söylediği ortaya çıktı.
Sure, nifakın Medine toplumunda giderek belirginleştiği bir dönemde müminleri uyanık olmaya çağırmıştır.
Konusu
Sure, münafıkların Hz. Peygamber'in Allah'ın elçisi olduğuna tanıklık ederken yalan söylediklerini, yeminlerini bir kalkan gibi kullanarak insanları Allah yolundan alıkoyduklarını bildirerek başlar. Dış görünüşleri ve konuşmaları insanı etkilese de onların duvara dayanmış kütükler gibi içi boş oldukları, her sesi aleyhlerine sandıkları anlatılır.
Kendilerine “Gelin, Resûlullah sizin için bağışlanma dilesin” denildiğinde başlarını çevirdikleri, Resûlullah'ın yanındakilere harcama yapılmamasını öğütledikleri ve Medine'ye dönüldüğünde güçlülerin zayıfları çıkaracağını söyledikleri aktarılır. Buna karşılık gerçek izzetin, yani güç ve şerefin Allah'a, Resûlüne ve müminlere ait olduğu vurgulanır.
Son bölümde müminlere, mallarının ve çocuklarının kendilerini Allah'ı anmaktan alıkoymaması öğütlenir. Ölüm gelip de “Rabbim, beni biraz daha erteleseydin de sadaka verseydim” demeden önce Allah'ın verdiği rızıktan harcamaları istenir.
Fazileti
Müslim'in Sahih'inde Ebû Hüreyre ve İbn Abbas'tan nakledilen rivayetlere göre Hz. Peygamber cuma namazında birinci rekâtta Cuma suresini, ikinci rekâtta ise Münâfikûn suresini okurdu. Aynı kaynakta, Ebû Hüreyre'nin de imamlık yaptığı bir cuma namazında bu iki sureyi okuduğu ve Hz. Peygamber'in böyle yaptığını işittiğini söylediği nakledilir.
Bu rivayetler sebebiyle Münâfikûn suresinin cuma namazının ikinci rekâtında okunması sünnet kabul edilmiştir. Haftalık toplanma gününde müminlere nifakın alametlerinin ve dünya meşguliyetlerinin Allah'ı anmaktan alıkoyma tehlikesinin hatırlatılması, bu sünnetin anlamına uygun düşer.
Sure bilgileri Yasin Suresi uygulaması için hazırlanmıştır.