65. sure · Cüz 28
Talak Suresi سورة الطلاق
12 ayet · Medenî · İniş sırası: 99
Medine'de inen 12 ayetlik Talâk suresi, boşanma, iddet, nafaka ve emzirme gibi aile hayatına dair hükümleri, Allah'tan korkma ve O'na güvenme öğüdüyle birlikte bildirir.
Talak Suresi Arapça, okunuşu ve meali
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Bismillahir rahmanir rahim.
Bismillâhirrahmânirrahîm
- 1
يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَاَحْصُوا الْعِدَّةَۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ رَبَّكُمْۚ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِنْ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ اِلَّٓا اَنْ يَأْت۪ينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَمَنْ يَتَعَدَّ حُدُودَ اللّٰهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ لَا تَدْر۪ي لَعَلَّ اللّٰهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذٰلِكَ اَمْراً ﴿١﴾
Ya eyyuhen nebiyyu iza tallaktumun nisae fe tallikuhunne li iddetihinne ve ahsul iddeh, vettekullahe rabbekum, la tuhricuhunne min buyutihinne ve la yahrucne illa en ye'tine bi fahişetin mubeyyineh, ve tilke hududullah, ve men yeteadde hududallahi fe kad zaleme nefseh, la tedri leallallahe yuhdısu ba'de zalike emra.
Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınızda, onları iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allah’tan korkun. Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.
- 2
فَاِذَا بَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ اَوْ فَارِقُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ وَاَشْهِدُوا ذَوَيْ عَدْلٍ مِنْكُمْ وَاَق۪يمُوا الشَّهَادَةَ لِلّٰهِۜ ذٰلِكُمْ يُوعَظُ بِه۪ مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجاًۙ ﴿٢﴾
Fe iza belagne ecelehunne fe emsikuhunne bi ma'rufin evfarikuhunne bi ma'rufin ve eşhidu zevey adlin minkum ve ekimuş şehadete lillah, zalikum yuazu bihi men kane yu'minu billahi vel yevmil ahir, ve men yettekıllahe yec'al lehu mahreca.
İddet müddetlerini doldurduklarında onları ya meşru ölçüler içerisinde (nikâhınız altında) tutun veya onlardan meşru ölçülere göre ayırın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği Allah için yapın. İşte bu, Allah’a ve ahiret gününe inananlara verilen öğüttür. Kim Allah'tan korkarsa Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder.
- 3
وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُۜ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَهُوَ حَسْبُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ بَالِغُ اَمْرِه۪ۜ قَدْ جَعَلَ اللّٰهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْراً ﴿٣﴾
Ve yerzukhu min haysu la yahtesib, ve men yetevekkel alallahi fe huve hasbuh, innallahe baligu emrih, kad cealallahu li kulli şey'in kadra.
Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.
- 4
وَالّٰٓئ۪ يَـئِسْنَ مِنَ الْمَح۪يضِ مِنْ نِسَٓائِكُمْ اِنِ ارْتَبْتُمْ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلٰثَةُ اَشْهُرٍۙ وَالّٰٓئ۪ لَمْ يَحِضْنَۜ وَاُو۬لَاتُ الْاَحْمَالِ اَجَلُهُنَّ اَنْ يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مِنْ اَمْرِه۪ يُسْراً ﴿٤﴾
Vellai yeisne minel mahidı min nisaikum inirtebtum fe iddetuhunne selasetu eşhurin vellai lem yahıdn, ve ulatul ahmali eceluhunne en yada'ne hamlehunn, ve men yettekıllahe yec'al lehu min emrihi yusra.
Kadınlarınız içinden âdetten kesilmiş olanlarla, âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Gebe olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları (doğum yapmaları) dır. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
- 5
ذٰلِكَ اَمْرُ اللّٰهِ اَنْزَلَهُٓ اِلَيْكُمْۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِه۪ وَيُعْظِمْ لَـهُٓ اَجْراً ﴿٥﴾
Zalike emrullahi enzelehu ileykum, ve men yettekıllahe yukeffir anhu seyyiatihi ve yu'zım lehu ecra.
İşte bu, Allah'ın size indirdiği buyruğudur. Kim Allah'tan korkarsa Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükâfatını arttırır.
- 6
اَسْكِنُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ سَكَنْتُمْ مِنْ وُجْدِكُمْ وَلَا تُضَٓارُّوهُنَّ لِتُضَيِّقُوا عَلَيْهِنَّۜ وَاِنْ كُنَّ اُو۬لَاتِ حَمْلٍ فَاَنْفِقُوا عَلَيْهِنَّ حَتّٰى يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّۚ فَاِنْ اَرْضَعْنَ لَكُمْ فَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّۚ وَأْتَمِرُوا بَيْنَكُمْ بِمَعْرُوفٍۚ وَاِنْ تَعَاسَرْتُمْ فَسَتُرْضِعُ لَهُٓ اُخْرٰىۜ ﴿٦﴾
Eskinu hunne min haysu sekentum min vucdikum ve la tudarruhunne li tudayyiku aleyhinn, ve in kunne ulati hamlin fe enfiku aleyhinne hatta yeda'ne hamle hunn, fe in erda'ne lekum fe atuhunne ucure hunn, ve'temiru beynekum bi ma'ruf, ve in teasertum fe se turdıu lehu uhra.
Onları gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun, onları sıkıştırıp (gitmelerini sağlamak için) kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hâmile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için çocuğu emzirirlerse onlara ücretlerini verin, aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız çocuğu, başka bir kadın emzirecektir.
- 7
لِيُنْفِقْ ذُوسَعَةٍ مِنْ سَعَتِه۪ۜ وَمَنْ قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُ فَلْيُنْفِقْ مِمَّٓا اٰتٰيهُ اللّٰهُۜ لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْساً اِلَّا مَٓا اٰتٰيهَاۜ سَيَجْعَلُ اللّٰهُ بَعْدَ عُسْرٍ يُسْراً۟ ﴿٧﴾
Li yunfık zu seatin min seatih, ve men kudire aleyhi rızkuhu fel yunfik mimma atahullah, la yukellifullahu nefsen illa ma ataha, seyec'alullahu ba'de usrin yusra.
İmkânı geniş olan, nafakayı imkânlarına göre versin; rızkı daralmış bulunan da Allah’ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah hiç kimseyi verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
- 8
وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ عَتَتْ عَنْ اَمْرِ رَبِّهَا وَرُسُلِه۪ فَحَاسَبْنَاهَا حِسَاباً شَد۪يداً وَعَذَّبْنَاهَا عَذَاباً نُكْراً ﴿٨﴾
Ve keeyyin min karyetin atet an emri rabbiha ve rusulihi fe hasebnaha hisaben şediden ve azzebnaha azaben nukra.
Rabbinin ve O'nun elçilerinin emrinden uzaklaşıp azmış nice memleketler vardır ki, biz onları (ahalisini) çetin bir hesaba çekmiş ve onları görülmemiş azaba çarptırmışızdır.
- 9
فَذَاقَتْ وَبَالَ اَمْرِهَا وَكَانَ عَاقِبَةُ اَمْرِهَا خُسْراً ﴿٩﴾
Fe zakat ve bale emriha ve kane akıbetu emriha husra.
Böylece onlar da yaptıklarının karşılığını tatmışlar ve işlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.
- 10
اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ عَذَاباً شَد۪يداً فَاتَّقُوا اللّٰهَ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِۚۛ اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚۛ قَدْ اَنْزَلَ اللّٰهُ اِلَيْكُمْ ذِكْراًۙ ﴿١٠﴾
E addallahu lehum azaben şediden fettekullahe ya ulil elbab, ellezine amenu, kad enzelallahu ileykum zikra.
Allah onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. Ey inanan akıl sahipleri! Allah’tan korkun. Allah size gerçekten bir uyarıcı (kitap) indirmiştir.
- 11
رَسُولاً يَتْلُوا عَلَيْكُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ مُبَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحاً يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَداًۜ قَدْ اَحْسَنَ اللّٰهُ لَهُ رِزْقاً ﴿١١﴾
Resulen yetlu aleykum ayatillahi mubeyyinatin li yuhricellezine amenu ve amilus salihati minez zulumati ilen nur, ve men yu'min billahi ve ya'mel salihan yudhilhu cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha ebeda, kad ahsenallahu lehu rızka.
İman edip sâlih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık âyetlerini okuyan bir Peygamber göndermiştir. Kim Allah’a inanır ve faydalı iş yaparsa Allah onu, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah o kimse için gerçekten güzel bir rızık vermiştir.
- 12
اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ وَمِنَ الْاَرْضِ مِثْلَهُنَّۜ يَتَنَزَّلُ الْاَمْرُ بَيْنَهُنَّ لِتَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ وَاَنَّ اللّٰهَ قَدْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْماً ﴿١٢﴾
Allahullezi halaka seb'a semavatin ve minel ardı mislehunn, yetenezzelul emru beynehunne li ta'lemu ennallahe ala kulli şey'in kadirun ve ennallahe kad ehata bi kulli şey'in ilma.
Allah, yedi kat göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Ferman bunlar arasından inip durmaktadır ki, böylece Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.
Talak Suresi Dinle
Sure hakkında
Sure, ilk ayetinde kadınların boşanmasıyla ilgili hükmü bildirmesi ve büyük ölçüde bu konuyu işlemesi sebebiyle “boşama” anlamına gelen “talâk” adını almıştır.
Medine'de inmiştir ve 12 ayettir. Mushaf sıralamasında 65., yaygın nüzul tertibine göre 99. suredir ve 28. cüzde yer alır.
Buhârî'de nakledilen bir sözünde Abdullah b. Mes'ûd, bu sureyi Nisâ suresine nispetle “kısa Nisâ suresi” diye anmıştır. Aile hayatına dair hükümleri bakımından Bakara ve Nisâ surelerindeki ilgili ayetleri tamamlar. İkinci ve üçüncü ayetlerde yer alan “Kim Allah'tan korkarsa Allah ona bir çıkış yolu açar ve onu ummadığı yerden rızıklandırır” anlamındaki ifade, Müslümanlar arasında çok sevilen ve sıkça okunan ayetlerdendir.
Nüzulü
Sure, Medine döneminde, aile hayatına dair hükümlerin ayrıntılı biçimde düzenlendiği süreçte indi.
Kaynaklarda surenin ilk ayeti, Abdullah b. Ömer'in hanımını hayız halindeyken boşaması olayıyla birlikte anılır. Buhârî ve Müslim'deki rivayete göre Hz. Peygamber, Abdullah b. Ömer'den eşine dönmesini istemiş ve boşamanın, iddet gözetilerek temizlik döneminde yapılması gerektiğini öğretmiştir. Bazı müfessirler ayetin bu olay üzerine indiğini söylerken, bazıları da olayın ayetteki hükmün uygulanmasına bir örnek teşkil ettiğini belirtmiştir.
Sure, boşanma gibi zor bir durumda bile adaletin, iyiliğin ve Allah'ın koyduğu sınırların gözetilmesini öğütler.
Konusu
Sure, Hz. Peygamber'e hitapla başlayarak boşamanın iddet gözetilerek yapılmasını, iddetin titizlikle hesaplanmasını ve açık bir hayasızlık söz konusu olmadıkça kadınların bu süre içinde evlerinden çıkarılmamasını emreder. Bunların Allah'ın koyduğu sınırlar olduğu hatırlatılır. İddet süresi sona yaklaşırken, süre dolmadan evliliğe iyilikle dönülmesi veya ayrılığın iyilikle tamamlanması, bunun için iki adil şahit bulundurulması istenir.
Allah'tan korkana çıkış yolu açılacağı, ona ummadığı yerden rızık verileceği ve Allah'a güvenene O'nun yeteceği bildirilir. Âdetten kesilmiş ve henüz âdet görmemiş kadınların iddetinin üç ay, hamile olanların iddetinin doğumla sona ereceği açıklanır. Boşanan kadınlara imkân ölçüsünde mesken ve nafaka sağlanması, çocuğu emziren anneye ücretinin verilmesi emredilir; Allah'ın, zorluğun ardından kolaylık vereceği müjdelenir.
Son bölümde Rablerinin emrine baş kaldıran toplulukların akıbeti hatırlatılır ve Allah'ın yedi kat göğü ve yerden de benzerini yarattığı bildirilir.
Fazileti
Sure bilgileri Yasin Suresi uygulaması için hazırlanmıştır.