Yasin Suresi

86. sure · Cüz 30

Tarık Suresi سورة الطارق

17 ayet · Mekkî · İniş sırası: 36

Ayetler Dinle Sure hakkında

Mekke'de inen 17 ayetlik Târık suresi, her nefsin üzerinde bir koruyucu bulunduğunu, insanı bir damla sudan yaratan Allah'ın onu yeniden diriltmeye de kadir olduğunu ve Kur'an'ın hak ile batılı ayıran bir söz olduğunu bildirir.

Tarık Suresi Arapça, okunuşu ve meali

Göster

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Bismillahir rahmanir rahim.

Bismillâhirrahmânirrahîm

  1. 1

    وَالسَّمَٓاءِ وَالطَّارِقِۙ ﴿١﴾

    Ves semai vet tarık.

    Gökyüzüne ve târıka (sabah yıldızına ) yemin ederim.

  2. 2

    وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الطَّارِقُۙ ﴿٢﴾

    Ve ma edrake met tarik.

    Tarıkın ne olduğunu nereden bileceksin?

  3. 3

    اَلنَّجْمُ الثَّاقِبُۙ ﴿٣﴾

    En necmus sakıb.

    (O, karanlığı) delen yıldızdır.

  4. 4

    اِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌۜ ﴿٤﴾

    İn kullu nefsin lemma aleyha hafız.

    Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın.

  5. 5

    فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ مِمَّ خُلِقَۜ ﴿٥﴾

    Fel yenzuril insanu mimme hulık.

    İnsan neden yaratıldığına bir baksın!

  6. 6

    خُلِقَ مِنْ مَٓاءٍ دَافِقٍۙ ﴿٦﴾

    Hulika min main dafik.

    Atılan bir sudan yaratıldı.

  7. 7

    يَخْرُجُ مِنْ بَيْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَٓائِبِۜ ﴿٧﴾

    Yahrucu min beynis sulbi vet teraib.

    (O su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar.

  8. 8

    اِنَّهُ عَلٰى رَجْعِه۪ لَقَادِرٌۜ ﴿٨﴾

    İnnehu ala rec'ıhi le kadir.

    İşte Allah (başlangıçta bu şekilde yarattığı) insanı tekrar yaratmaya da kadirdir.

  9. 9

    يَوْمَ تُبْلَى السَّرَٓائِرُۙ ﴿٩﴾

    Yevme tubles serair.

    Gizlenenlerin ortaya döküldüğü günde

  10. 10

    فَمَا لَهُ مِنْ قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍۜ ﴿١٠﴾

    Fema lehu min kuvvetin ve la nasır.

    insan için ne bir güç ne de bir yardımcı vardır.

  11. 11

    وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الرَّجْعِۙ ﴿١١﴾

    Ves semai zatir rec'.

    Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe,

  12. 12

    وَالْاَرْضِ ذَاتِ الصَّدْعِۙ ﴿١٢﴾

    Vel ardı zatis sad'.

    (nebat ile) yarılan yere yemin ederim ki

  13. 13

    اِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌۙ ﴿١٣﴾

    İnnehu le kavlun fasl.

    Kur’an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür.

  14. 14

    وَمَا هُوَ بِالْهَزْلِۜ ﴿١٤﴾

    Ve ma huve bil hezl.

    O, asla bir şaka değildir.

  15. 15

    اِنَّهُمْ يَك۪يدُونَ كَيْداًۙ ﴿١٥﴾

    İnnehum yekidune keyda.

    Onlar bir tuzak kurarlar,

  16. 16

    وَاَ‌ك۪يدُ كَيْداًۚ ﴿١٦﴾

    Ve ekidu keyda.

    ben de bir tuzak kurarım.

  17. 17

    فَمَهِّلِ الْـكَافِر۪ينَ اَمْهِلْهُمْ رُوَيْداً ﴿١٧﴾

    Fe mehhilil kafirine emhilhum ruveyda.

    Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).

Tarık Suresi Dinle

Sure hakkında

Sure, adını ilk ayette yemin edilen “et-târık” kelimesinden alır. Târık, geceleyin gelen demektir; üçüncü ayette bunun karanlığı delen parlak yıldız olduğu açıklanır: “O, delip geçen parlak yıldızdır.”

Mekke'de inmiştir ve 17 ayettir. Mushaf sıralamasında 86., yaygın nüzul tertibine göre 36. suredir ve 30. cüzde yer alır.

Sure, kısa ayetlerinde insanın yaratılışı, ölüm sonrası diriliş ve Kur'an'ın kesin ve ciddi bir söz oluşu gibi temel konuları bir araya getirir. Her nefsin üzerinde bir koruyucu bulunduğunu bildiren dördüncü ayeti, insanın hiçbir zaman başıboş ve gözetimsiz olmadığını hatırlatan ayetler arasında sıkça anılır.

Nüzulü

Sure, Mekke döneminde, müşriklerin öldükten sonra dirilmeyi akıl dışı görüp inkâr ettikleri ve Hz. Peygamber'e ve onun tebliğine karşı çeşitli tuzaklar kurdukları bir ortamda indi.

Surenin nüzulüyle ilgili belirli bir olay nakledilmemektedir. Sure, inkârcıların şüphesine insanın kendi yaratılışını delil göstererek cevap verir: İlk defa yaratan, yeniden yaratmaya da kadirdir. Son ayetlerde müşriklerin kurdukları tuzaklara karşı Allah'ın da bir plan kurduğu bildirilir ve Hz. Peygamber'e inkârcılara biraz mühlet vermesi öğütlenerek sabır tavsiye edilir.

Konusu

Sure, göğe ve geceleyin gelen parlak yıldıza yemin ederek her nefsin üzerinde bir koruyucunun bulunduğunu bildirir. İnsanın neden yaratıldığına bakması istenir: O, bel ile göğüs kemikleri arasından çıkan atılmış bir sudan yaratılmıştır. Onu yaratan Allah'ın, onu tekrar diriltmeye de gücü yeter.

Sırların ortaya döküleceği o günde insanın ne bir gücü ne de bir yardımcısı olacaktır. Ardından yağmuru tekrar tekrar döndüren göğe ve bitkilerle yarılan yere yemin edilerek Kur'an'ın hak ile batılı ayıran kesin bir söz olduğu, asla bir şaka olmadığı bildirilir.

Son ayetlerde inkârcıların sürekli tuzak kurdukları, Allah'ın da onlara karşı bir plan kurduğu haber verilir. Hz. Peygamber'e, inkârcılara mühlet vermesi ve onları bir süre kendi hallerine bırakması öğütlenir.

Fazileti

Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî'de Câbir b. Semüre'den nakledildiğine göre Hz. Peygamber öğle ve ikindi namazlarında Bürûc ve Târık surelerini ve bunlara benzer sureleri okurdu.

Bu rivayet, surenin özel bir faziletinden çok Hz. Peygamber'in namazlardaki kıraat uygulamasını gösterir; bu sureyi namazlarda okumak sünnete uygundur. Tefsir kitaplarında yer alan ve her surenin faziletini ayrı ayrı anlatan, Übey b. Kâ'b'a nispet edilen uzun rivayet ise hadis âlimlerince uydurma (mevzû) kabul edilmiştir.

Sure bilgileri Yasin Suresi uygulaması için hazırlanmıştır.