Âlime'l-Gaybi ve'ş-Şehâde
Peygamberimiz Hz. Ebû Bekir'e bunu sabah, akşam ve yatağa girerken söylemesini öğretti.
اللَّهُمَّ فَاطِرَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ، عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ، لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، رَبَّ كُلِّ شَيْءٍ وَمَلِيكَهُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ نَفْسِي، وَمِنْ شَرِّ الشَّيْطَانِ وَشَرَكِهِ، وَأَنْ أَقْتَرِفَ عَلَى نَفْسِي سُوءًا، أَوْ أَجُرَّهُ إِلَى مُسْلِمٍ
Allâhümme fâtıra's-semâvâti ve'l-ard, âlime'l-ğaybi ve'ş-şehâdeh, lâ ilâhe illâ ente, Rabbe külli şey'in ve melîkeh, eûzü bike min şerri nefsî, ve min şerri'ş-şeytâni ve şerekih, ve en aktarife alâ nefsî sûen, ev ecürrahû ilâ müslim.
Allahım! Ey gökleri ve yeri yoktan yaratan, görüneni ve görünmeyeni bilen! Senden başka ilah yoktur. Her şeyin Rabbi ve sahibi sensin. Nefsimin kötülüğünden, şeytanın kötülüğünden ve tuzağından, kendime bir kötülük etmekten ya da onu bir Müslümana bulaştırmaktan sana sığınırım.
Kaynak: Tirmizî, Daavât (3529, hasen garîb; 3392); Ebû Dâvûd, Edeb (5067)